diğer kutsal kitaplarda hz muhammed

İncil Hz. Isa(a.s.) aracılıgıyla Israilogullarına gönderilmiştir. İncilin aslı kısa zaman içerisinde kaybolmuştur, bugün elde mevcud olan incil, insanlar tarafından yazılmıştır. Bu İncil 4 kitap ve bazi mektuplardan meydana gelmiştir. Yuhanna; Markos; Luka; Matta; bu kitaplarda Hz.Isa(a.s)’in ilah olduğu yazılmaktadır. Eski kitaplarda Peygamberimiz Hz. Muhammed'e (a.s.m) işaretler var mıdır? Peygamberimiz Efendimizin mukaddes / kutsal kitaplarda geçen vasıfları hakkında bilgi verir misiniz?.. İncil'in tahrif edildiğini biliyoruz. Peki tahripten sonrada Peygamber Efendimiz'den bahseden konular çıkarılmamış, bunun nedeni nedir? İncil'de ve Tevrat Site De Rencontre Homme Cherche Femme. Prof. Dr. Ahmet GÜÇ Uludağ Ünv. İlahiyat Fak. Öğretim Üyesi Genel olarak Hz. Muhammed’in nübüvvetini, özel olarak da önceki kutsal kitaplarda O’nun sav peygamberliğini müjdeleyen metinler “Beşâiru’n-Nübüvve” terimiyle ifade edilmektedir. Beşâir, “sevinmek ve sevindirmek” anlamındaki “beşr” kökünden türeyen ve “sevindirici haber, müjde” manasına gelen “bişâre”nin çoğuludur. Beşâir’n-nübüvve tamlamasındaki “nübüvve”den maksat da özel olarak Hz. Muhammed’in peygamberliğidir. Buna göre Beşâiru’n-nübüvve, “Hz. Muhammed’in peygamberliğini haber veren, O’nun sav hak peygamber olduğunu doğrulayıp belgeleyen çeşitli olaylar, mucizeler ve haberler” anlamına gelir. Beşâiru’n-nübüvve daha çok, ilk devirlerden itibaren Hz. Muhammed’in nübüvvetini reddeden Ehl-i kitaba karşı Müslüman âlimlerin ortaya koyduğu delillerin başında yer alan ve Hz. Muhammed’in nübüvvetinin önceki ilahi kitaplarda da söz konusu edilip haber verildiğini belgeleyen metinler için kullanılagelmiştir. Dinler tarihi araştırmaları da göstermiştir ki başta Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi ilahi kaynaklı dinler olmak üzere, Kuzey Amerika kıtası yerli kavimleri de dâhil olmak üzere ilkel kabile dinleriyle eski Mısır, İran ve Çin dinlerinde, Hinduizm ve Budizm’de ileride geleceği kabul edilen bir kurtarıcı Mesih, mehdi inancı mevcuttur. Kur’ân-ı Kerim’de vahye dayalı oldukları açıkça bildirilenler dışındaki dinlerden her birinin ilahi kaynakla ilişkisi, vahiy unsuru taşıyıp taşımadığı, özellikle bu dinlerdeki “kurtarıcı” inancıyla bu kurtarıcının Hz. Muhammed olduğunu güçlü bir şekilde hatırlatan bilgilerin nereden kaynaklandığı tam olarak bilinmediği gibi, Kur’ân-ı Kerim’in Hz. Muhammed veya O’nun sav dini hakkında haberler bulunduğuna işaret ettiği “eskilerin kitapları” ifadesinden Şuarâ Sûresi; 26/196 Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitapları dışındaki eski dini metinlerin de kastedilip edilmediği de belli değildir. Ancak, en eski dönemlerden itibaren hemen bütün dinlerde bir kurtarıcı müjdesinin bulunduğu tarihi bir gerçektir. Nitekim Zerdüşt dininin kutsal kitabı olan Zend-Avesta’da Saoşyant adında birinin geleceği, bütün insanlara rehberlik edip onları ıslah edeceği ve putları kıracağı müjdelenmiştir Muhammed Hamidullah, Le Saint Coran, Paris 1989, s. 375. Saoşyant kelimesi “âlemlere rahmet” anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’in bildirdiğine göre Hz. Muhammed de âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir Enbiya Sûresi; 21/107. Dolayısıyla müfessirler, Zerdüşt’ün müjdelediği bu kişinin Hz. Muhammed olduğunu belirtmişlerdir. Hint kutsal kitaplarından Veda ve Puranalar’da çölden “övülmüş” Muhammed adında bir bilgenin çıkacağı, “araba”sının semâya ulaşacağı mi’rac, büyük zaferlerden birini 300 Bedir Savaşı, birini de kişiyle Mekke’nin fethi kazanacağı bildirilmiştir. Kalnki Purana’da ise babasına “Allah’ın kulu” Abdullah, annesine “güvenilir” Âmine denileceği, bir kum diyarında dünyaya geleceği ve doğduğu şehrin kuzeyine sığınacağı Medine’ye hicret belirtilmiştir M. Hamidullah, s. 375. Diğer taraftan, Hindistan’ın ünlü yazarlarından ve Sanskritçe uzmanı da olan Prof. Dr. Pundit Vaid Prakash tarafından kaleme alınan ve “The Last Kalki Autar” adıyla basılan kitapta, Hint kutsal kitaplarında haber verilen ve “Son Peygamber” manasına gelen “Last Kalki Autar”ın Hz. Muhammed’in bizzat kendisi olduğu vurgulanmıştır. Prof. Prakash, kitabında, Hint kutsal metinlerinin üzerinden uzun zaman geçmesine, üzerlerinde yorum ve değişiklikler yapılmasına rağmen hala bazı hakikatleri içerdiklerini kaydetmiştir. Prakash, Hintlilerin kutsal kitapları Vedalar, Upanişadlar ve Puranalar’da Hz. Muhammed’in adının ve özelliklerinin çok açık bir şekilde geçtiğini açıklamıştır. Kitabında konu ile ilgili daha onlarca örnek zikreden Prakash, Hintlilerin hala bekledikleri son “Kalki Autar”ın Hz. Muhammed’den başkası olamayacağını iddia etmektedir. Prakash’a göre “Kalki Autar”ın Hz. Muhammed’e işaret ettiğini gösteren delillerden bazıları şöyledir 1. Vedalarda “Kalki Autar”ın son peygamber olduğu, Bhagwan’ın Allah Resûlü olduğu ve tüm insanlığa gönderileceği haber verilmiştir. 2. Keza Vedalar, Upanişadlar ve Puranalar’a göre son peygamber çölün hâkim olduğu bir yarımadada dünyaya gelecektir. 3. Yine Hint kutsal metinlerine göre “Son Kalki Autar”ın babasının adı “Vishnu-bhagat”, annesinin adı da “Somanib” olacaktır. Sanskritçe bir sözcük olan “Vishnu” “Allah” ve “Bhagat” da “Köle-kul” manasına gelmektedir. Buna göre “Vishnu-bhagat” Arapça’da “Abdullah” anlamına gelmektedir. Yine Sanskritçe bir kelime olan “Somanib” ise, “barış içinde huzurlu, sakin” manasına gelmektedir. Bu da Arapça’da “Âmine” ismine tekabül etmektedir. 4. Hintlilerin kutsal metinlerinde “Son Kalki Autar”ın hurmalıkların bol olduğu bir yerde yaşayacağına ve herkes tarafından sözüne güvenilir ve emin bir şahsiyet olacağına da işaret edilmiştir. Bu bakımdan Prof. Prakash, bunların Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu doğruladığını kaydetmiştir. 5. Vedalar’da “Kalki Autar”ın, bulunduğu bölgede soylu ve saygı gösterilen bir kabile içinde dünyaya geleceği de haber verilmiştir. Hz. Muhammed de Arap yarımadasında saygı gösterilen ve soylu bir kabile olan “Kureyş” kabilesinde dünyaya gelmiştir. 6. “Kalki Autar”a ilk vahyin bir mağarada Bhagwan’ın Allah çok özel bir elçisi tarafından getirileceği bildirilmiştir. Nitekim Hz. Muhammed’e de ilk vahiy Hira mağarasında Allah’ın elçisi Cebrâil tarafından getirilmiştir. 7. Hint kutsal metinlerinde ayrıca “Kalki Autar”ın Bhagwan’ın Allah ona göndereceği çok süratli özel bir at ile dünyanın etrafını dolaşacağı ve yedi kat göğe yükseleceği haber verilmiştir. Burada da Hz. Muhammed’in mirac olayı ve bir Burak ile göğe yükseltilişi anlatılmak istenmiştir. 8. Hint kutsal metinlerinde “Kalki Autar”ın Bhagwan Allah tarafından destekleneceği ve özel elçilerinin ona savaşta destek vereceğine de vurgu yapılmıştır. Prof. Prakash, bu ifadelere de özellikle Bedir Savaşını örnek olarak göstermiştir. 9. Hint kutsal metinlerinde bunların yanı sıra, “Kalki Autar”ın çok iyi at, ok ve kılıç kullanıcı olduğuna da işaret edilmiştir. Prof. Prakash tarafından kaleme alınan söz konusu kitabın bir benzeri de daha önce A. H. Vidyarthi ve U. Ali tarafından kaleme alınmış ve “Doğu Kutsal Metinlerinde Hz. Muhammed” adıyla yayınlanmıştır. Vidyarthi ve Ali, hazırladıkları kitapta, Tevrat ve İncil’in yanı sıra Hz. Muhammed’in aynı zamanda Zerdüştlük, Hinduizm ve Budizm gibi Doğu dinlerinin kutsal kitapları tarafından da “müjdelendiğini” örnekleriyle ortaya koymuşlardır. Hint kutsal kitaplarında verilen bilgilerde, Hz. Muhammed’in pek çok özelliği, hayatı, Hz. İbrahim, Kâbe, Beke Mekke ve Arap yarımadasına ilaveten Allah Resülü’nün ismi de Mahamed, Mamah ve Ahmad şeklinde zikredilmiştir. Mahamed ismi Puranalar’da; Mamah, Atharva Veda’nın bir bölümü olan Kuntap Sukt’ta; Ahmad da, Sama Veda’da yer almaktadır. Hindistan’da ortaya çıkan bir din olan Budizm’in kurucusu Buda da, Mettaya veya Maitreya adında birinin geleceğini, kendisinin başlattığı işi tamamlayacağını müjdelemiştir. Maitreya, “merhamet, rahmet” ve “sevimli” demektir. Kur’ân-ı Kerim de Hz. Muhammed’in âlemler için rahmet vesilesi ve müminlere karşı şefkatli ve merhametli olduğunu bildirmektedir Tevbe Sûresi; 9/128. Ayrıca Kur’ân-ı Kerim, Hz. Muhammed’in peygamber olarak gönderileceğinin Tevrat ve İncil’de de yazılı olduğunu İfade etmiş Bakara Sûresi; 2/146; A’raf Sûresi; 7/157 ve Hz. İsa’nın O’nu sav şu şekilde müjdelediğini haber vermiştir “Hani Meryem oğlu İsa Ey İsrail oğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici olarak gönderdiği peygamberim’ demişti. Fakat İsa onlara apaçık mucizeleri getirince, bu apaçık bir sihirdir’ dediler” Sâf Sûresi; 61/6. Yahudilerin kutsal kitabı Eski Ahit’de, Kur’ân-ı Kerim’i doğrular mahiyette birçok peygamber tarafından verilen müjdeler yer almaktadır bk. Tekvin, 12/1-3, 49/10; Mezmurlar, 45/3-18; İşaya, 21/6-7, 13-16; Daniel, 2/31-32; Habakkuk, 3/3. Hz. Muhammed’in geleceği, Hz. Musa zamanında Tevrat’ta da müjdelemiş ve şöyle denilmiştir “Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi O’nun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek” Tensiye, 18/18; “…Rab Sina Dağı’ndan geldi. Halkına Seir’den doğdu ve Paran Dağı’ndan parladı. On binlerce kutsalıyla birlikte geldi…” Tensiye, 33/2. Aynı şekilde İncillerde de, Hz. İsa’dan sonra gelecek olan bir peygamber müjdelenmiştir bk. Yuhanna, 1/21, 14/15-16, 15/26-27, 16/7-16. Müslüman âlimler, daha ilk dönemlerden itibaren, Hz. Muhammed’in geleceğinin Tevrat ve İncil’de yazılı olduğuna dair Kur’ân’da “Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmi peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülüklerden alıkoyar…” A’raf Sûresi; 7/157 şeklinde yer alan haberi belgelendirmek amacıyla Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitaplarını incelemeye başlamışlardır. Diğer taraftan, ilk dönemlerde müslüman olmuş Yahudilerin kendi beyanları ile ashabın onlardan duyup naklettikleri haberler de Hz. Muhammed’in vasıflarıyla ilgili olan, ancak bugünkü Tevrat’ta bulunmayan çeşitli bilgiler ihtiva etmektedir. Buhari’de yer alan bir habere göre ashaptan Abdullah b. Amr’a, Allah Resûlü’nün Tevrat’taki vasıfları sorulmuş, O da şöyle cevap vermiştir “Allah’a yemin ederim ki Hz. Peygamber Kur’ân’daki vasıflarıyla Tevrat’ta da anılmış ve Ey peygamberim! Şüphesiz biz seni Hakk’a şahit, müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik. Sen elbette benim kulum ve peygamberimsin. Ben sana mütevekkil’ adını verdim buyrulmuş; bu peygamberin kaba ve kötü huylu, katı kalpli olmayacağı, çarşı pazarda çığırtkanlık etmeyeceği, kötülüğe kötülükle karşılık vermeyeceği, aksine kötülüğü af ve hoşgörüyle karşılayacağı bildirilmiştir” Buhari, Büyû, 50, Tefsir, 48/3; Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 174. Netice itibariyle belirtmek gerekirse, Kur’ân-ı Kerim’den önceki bütün dini metinler Allah’ın bir elçisinin, bir kurtarıcının geleceğini müjdelemişken sadece Kur’ân-ı Kerim’de gelecek için böyle bir haber yer almamıştır. Çünkü Kur’ân’da “Muhammed sizin içinizden herhangi birinin babası değildir o yalnız Allah’ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur” Ahzâb Sûresi; 33/40 denilmek suretiyle Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu bildirilmiştir. Kaynaklar Mehmet Aydın, “Beşâiru’n-Nübüve”, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, İstanbul 1992, V, 549-550. H. Vidyarthi-U. Ali, Doğu Kutsal Metinlerinde Hz. Muhammed çev. Kemal Karataş, İnsan Yayınları, İstanbul 1997. Celil Kiraz, “Hz. Muhammed’in Önceki Kutsal Kitaplarda Müjdelenmesi Tebşîrât, U. Ü. İlahiyat Fak. Dergisi, Bursa 2001, cilt 10, Sayı 1, s. 231-260. Turan Kışlakçı, “Hindu Kutsal Metinlerinde Hz. Muhammed Müjdesi”, Yeni Şafak, 10. 10. 2005. Bu mesaj 'en iyi cevap' seçilmiştir. Kur'an'ı Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Özellikler Hz. Peygamber'e Cebrâil aracılığıyla Arapça olarak indirilen ve bize ka­dar tevâtür yoluyla gelen Kur'an'ı diğer kutsal kitaplardan ayıran ve eşsiz kılan özelliklerin başlıcaları şunlardır 1. O, Peygamberimiz’e diğer kutsal kitaplarda olduğu gibi toptan değil, zamanın ve olayların akışına göre âyetler ve sûreler halinde indirilmiştir. 2. Kur'an, en son kutsal kitaptır ve ondan sonra başka bir ilâhî kitap gelmeyecektir. Getirdiği hükümler ve bunların geçerliliği kıyamete kadar sürecektir. 3. Kur'an, bize kadar hiç bozulmaya ve değiştirilmeye uğramadan gel­miş, kıyamete kadar da öyle kalacaktır. 4. O, Hz. Muhammed'in peygamber olduğunu gösteren mûcizelerin en büyüğü ve sürekli olanıdır. DEVAMI Kur'an-ı Kerim'i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Özellikler "Hamd, Alemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan; hesap gününün Hakimi Allah'a mahsustur. Allah'ım ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz. Bizi, öfkeye uğrayanların ve sapanların yoluna değil, iyilikte bulunduklarının yolu olan doğru yola ilet." ... Taksitli alışveriş için sipariş tutarınız 50₺ ve üzerinde olmalıdır. Taksit Sayısı Aylık Tutar₺ Toplam Tutar₺ Peşin13,52 ₺13,52 ₺ 2 Taksit6,76 ₺13,52 ₺ 3 Taksit4,51 ₺13,52 ₺ 4 Taksit3,38 ₺13,52 ₺ Taksit Sayısı Aylık Tutar₺ Toplam Tutar₺ Peşin13,52 ₺13,52 ₺ 2 Taksit6,76 ₺13,52 ₺ 3 Taksit4,51 ₺13,52 ₺ 4 Taksit3,38 ₺13,52 ₺ Taksit Sayısı Aylık Tutar₺ Toplam Tutar₺ Peşin13,52 ₺13,52 ₺ 2 Taksit6,76 ₺13,52 ₺ 3 Taksit4,51 ₺13,52 ₺ 4 Taksit3,38 ₺13,52 ₺ Taksit Sayısı Aylık Tutar₺ Toplam Tutar₺ Peşin13,52 ₺13,52 ₺ Allah Teala bazı kullarını Resul, bazısını Nebi, kimini zengin, kimini fakir ve zelil, kimini kerim ve aziz yapıyor. Halbuki kullukta hepsi eşittir. Bunun hikmeti nedir?Cevap Allah-ü Teala fail-i muhtardır. Dilediğini yapar, dilediği gibi hükmeder. Ona yaptığından sual olunmaz. Kullara ise yaptıklarından sual Efendimiz’in hak olduğunun sayısız delillerinden biri de, her resulün kitabında bildirilmiş Teala Tevratta İmran dili ile buyurur ki Muhakkak ki Allah Teala, ahir zamanda Muhammed isminde bir peygamber gönderir. Kitab ve kılınç sahibi olur. Nitekim senin zamanın da böyledir’Zebur’da buyuur Ahir zamanda Muhammed adında bir Peygamber gelir. O, Peygamberlerin sonuncusudur. Hükmü ve şeriatı cihanda galib olur. Kılıcını çeker, harbeder ve düşmanlarını mağlub eder. O, insanların efendisidir. İslam dinindeki gayreti çok olur’İncil’de buyurur ki Ey Meryem’in oğlu İsa! Senden sonra Beni Haşim’den ismi Ahmed ve Muhammed olan bir Peygamber gelir. O, Peygamberlerin en üstünüdür. Hakkı batıldan ayırır. Hükmü ve dini kıyamete kadar sürer’Nitekim Ahzab süresi 40. ayetinde Muhammed sizin yetişkin erkeklerinizden birinin babası olmadı, fakat O, Allah-ü Teala’nın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusu oldu’ anlaşılıyor ki, Allah Teala İslam dinini O’nun şeriatı ile tamamladı. Din ve dünya hususundaki iyi ve kötü amellerden faydalı ve zararlı olanları ümmetine bildirdi. Bunun için Allah-ü Teala Kur’an-ı Kerim’de Maide Süresi’3. ayeti kerimesinde Bugün sizin dininizi ikmal eyledim, üzerinize nimetimi tamamladım. Sizin için İslam dinini beğendim buyuruyor. Çünkü Resul’ün gönderilmesinden murad, eksik olanı tamamlamaktır. Dinde eksik kalmayınca, ondan sonra bir başka Peygamber’in gönderilmesine ihtiyaç olmadıDipnot = Tevrat,Zebur ve İncil’deki bilgiler eksik diye düşünmeyin. Sadece o dönemin insanlarının anlayabileceği ve kaldırabileceği kanun ve kurallar içerdiği için bazı kanun ve yasalar o dönemde bildirilmedi. Bütün kutsal kitapların varlığına iman edin ama amel yönünden sadece Kur’an-ı Kerim’e göre amel etmek zorundasınızKaynak Vesiletü’n Necat – Saadet Yolu- / bkz25-26 Yahudiliğin kutsal kitapları, yazılı ve sözlü olmak üzere iki kısma ayrılır. Yazılı kutsal kitaplar, Türkçede Ahdi Atik olarak bilinen Tanah’tır. Tanah; Tora Tevrat, Nevim Peygamberler ve Ketuvim Kitaplar bölümlerinden oluşmaktadır. Bu kitaplardan Tora’nın Hz. Musa’ya verildiği kabul edilir. Tevrat’ta, âlemin yaratılışından Hz. Musa’nın vefatına kadar meydana gelen olaylar ve Tanrı’nın Hz. Musa’ya gönderdiği dinî kanunlar bulunur. Tanah’ın diğer iki bölümü olan Peygamberler ve Kitaplarda, Hz. Musa’dan sonraki olaylar ile diğer İsrailoğullarına indirilen vahiyler bulunmaktadır. Hz. Davut’a atfedilen Mezmurlar Zebur ise Kitaplar bölümünde Yahudiler ve onların günümüzdeki takipçileri konumunda bulunan Ortodoks Yahudiler, Tevrat’ın Hz. Musa’ya indirildiği şekliyle korunduğu görüşündedir. Bunların dışında kalan pek çok Yahudi grubu, Tevrat’ın zaman içinde bazı değişiklilere maruz kaldığını kabul hahamlarının nesilden nesile aktardıkları sözlü rivayetlerin bütününe Talmut denir. Talmut iki kitabın teşekkülünden meydana gelmiştir. Bunlar Mişna ve Mişna’nın yorumu olan Gemera’dır. İlk dönemlerde yazılı olmayan bu eserler, kaybolmalarının engellenmesi için M 2. yy’dan sonra yazılı hâle getirilmiştir. Tüm bu kitapların oluşumundan meydana gelen Talmut bir anlamda Tanah’ın Yahudilere göre bu iki eseri de Tanrı, peygamberlerine bildirmiştir. Onların inancına göre bu kitapları inkâr etmek kutsal kitabı, Ahdi Atik ve Yeni Ahit’ten oluşur. Bu iki kitap Kitab-ı Mukaddes diye de anılır. Ahdi Atik, Yahudilerin kutsal kitabı olan Tanah’tır. Hristiyanlar Tanah’ı kutsal kitap olarak kabul ederler. Fakat Yeni Ahit’le birlikte onun hükmünün nesholduğu görüşünü benimserler. Yeni Ahit’e ait bölümlerin yazılı hâle getirilmesi Hz. İsa’dan otuz yıl sonra başlanarak uzun bir süre sonucunda tamamlanmıştır. Dört İncil’den ilk üçüne içeriklerinin benzerliği nedeniyle “Sinoptik İnciller” inancına göre Hz. İsa, tanrı kelamının cisme bürünmüş şekli olup bir peygamber değildir. Hz. İsa’nın yaptıkları ve söyledikleri, ilk önce Hz. İsa’nın arkadaşları tarafından hafızalarda tutulmuş, sonraki nesillere de sözlü olarak aktarılmıştır. Daha sonra bunlar yazılmaya başlanmıştır. Bu aşamada yüzlerce İncil nüshası ortaya çıkmıştır. Kutsal ruhun yönetimindeki din adamları topluluğu, dört İncil’in de içinde bulunduğu yirmi yedi İncil’i kabul ederek bunların lafız olarak değil, mana olarak vahiy kaynaklı olduğunu benimsemişlerdir. Diğer İncil nüshalarını ise imha göre mevcut İnciller arasında da birbirini tutmayan ifadelerin bulunması normaldir. Çünkü bu İncillerdeki ifadeler, Hz. İsa’ya vahyedilmiş değildir. Bunlar, kutsal ruh denetiminde bulunan kişiler tarafından yazılmıştır. Her İncil yazarı, kendi gördüklerini ve duyduklarını yazmıştır. Dolayısıyla İnciller arasında birtakım farklılıkların olması göre aslı bozulmamış tek ilahî kitap Kur’an’dır. Bu kitap Hz. Muhammed’e 610- 632 yılları arasında nazil olmuştur. Kur’an ayetleri bizzat Peygamberimiz zamanında yazılı ve sözlü olarak korunmuş ve bu ayetler Peygamberimizden sonra Hz. Ebu Bekir Döneminde kitap hâline getirilmiştir. Hz. Osman zamanında çoğaltılan Kur’an nüshaları günümüze kadar hiç değişmeden gelmiştir. Kur’an dışında hiçbir kitap orjinalliğini tamamen koruyarak günümüze kadar gelememiştir. Kur’an, kendinden önceki kitapları doğrulayan ve onları tamamlayan son ilahî Allah, Kur’an-ı Kerim’de insanların ihtiyaç duyacağı konulara yer vermiş ve bütün insanlar için onu yegâne uyulacak kitap olarak kabul etmiştir. Dolayısıyla zaman ve mekânla sınırlı olmaksızın Kur’an herkese gönderilmiş ilahî bir çok sayıda ve hacimli, dili Sankristçe olan kutsal metinler vardır. Bu metinler iki kısma ayrılır 1 Sruti Metinler Bunlar vahye ve ilhama dayanan metinlerdir. Bu metinler içinde en önemli olanlar Vedalardır. Bunların “rişi” denilen kutsal kimselere vahyolunduğuna inanılır. Vedalar, Hindu inancının temel kaynaklarıdır. Vedaların yanında, Brahmanalar, Aranyakalar ve Upanişatlar da Sruti metinlerdendir. 2 Smriti Metinler Vedalar üzerine yapılan yorum ve destanlardan oluşur. Bunlar nesilden nesile sözlü olarak kutsal metinleri Pali dilinde yazılmış Tripitaka Üç Sepet’dır. Tripitaka; Vinaya-Pitaka, Sutta-Pitaka ve Abhidhamma-Pitaka’dan meydana gelmiştir. Bu metinler Buda’dan çok sonra yazılmış kutsal metinleri, Agama veya Siddhanta diye adlandırılmıştır. On bir bölümden meydana gelir. Mahavira’dan çok sonraları kutsal kitabı “Adi-Grant” tır. Metin sadece Nanak’a ait değildir. Onda Ferit ve Kabir’in şiirleri de kutsal kitabı Avesta’dır. Bu kitap üç bölümden oluşmakta olup bunlar; Yesna, Yeşt ve Videvdat’tır. Zerdüşt’e nisbet edilen “Gathalar” Yesna’nın içinde kutsal metinleri, beş klasik ve dört kitaptan oluşur. Beş klasik; Şiir, Tarih, Ayin, Değişiklikler, İlkbahar ve Sonbahar’dan oluşur. Dört kitap ise Konfüçyüs’ten Seçmeler, Orta Yol Doktrini, Mensiyus’tan Seçmeler ve Büyük Bilgi’den meydana kutsal kitabı, “TaoTe-King” Doğru Yol Kitabı diye adlandırılmıştır. Anlaşılması oldukça zor, mistik bir eserdir. Taoizmle ilgili yazılan diğer kitapların esin kaynağı bu vekayiname türünde iki kitap bulunmaktadır. Bunlar da “Kojiki ve Nihongi” dir. 712 yılında yazılmış olan Kojiki’nin yorumu olan Nihongi ise 720’de kaleme alınmıştır. Bu eserlerde tanrıların kaynağı, insanlığın başlangıcı, imparator ailesinin ve devletin ilahî kaynaklı olması gibi konular ele alınır.

diğer kutsal kitaplarda hz muhammed