dusuk yapmak icin kullanilan ilaclar
İlaçlarhakkında detaylı bilgiler, kullanım şekli, prospektüs, yan etkileri vb. hakkında bilgi veren internet sitesidir.
Butür ilaclar, anabolizmayi hizlandirmak icin kullanilir. Anabolizma, metabolizmanin yapim kismina verilen isim. Yikim kismi ise yani anabolizmanin tam tersi ise katabolizma. Yani, Anabolizma, yapim, katabolizma da yikim anlaminda. Anabolikleri de örnegin, vücut gelistiricler ya da atlerler daha cok kas sahibi olmak icin kullanabilirler.
Entübasyonyapmak için, bu makale boyunca size sunacağımız bir dizi ilaç uygulamak gerekir. Hava yolu ve ventilasyon bozukluğu, yetişkinlerde ve yaşlılarda ölüm ve/veya ciddi morbidite nedenlerinden biridir.
Şu anda eczanelerde laksatif olarak kullanıma sunulan oldukça fazla sayıda ilaç vardır. Bu ilaçları temelde 2 gruba ayırmak mümkündür: uyarıcı laksatifler ve mekanik laksatifler. Uyarıcı bulunanlar kalın bağırsağın hareketlerini uyarıp kabızlığı gideren ilaçlardır. Bu ilaçlar kabızlık sorununu
Çocuklarda Akut Gastroenterite Genel Bakış. dışkı kıvamının yumuşaması ve/veya sıklığının artması (günde 3 veya daha fazla) olarak tanımlanır.Ateş veya kusma eşlik edebilir. ishal genel olarak 7 günden daha kısa sürer ve 14 günü aşmaz.Klinik bulguların ağırlığı dehidratasyon ve elektrolit bozukluklarıyla
Site De Rencontre Homme Cherche Femme. Düşük yapmak en genel tanımıyla gebeliğin 20. haftasından önce çeşitli nedenlere bağlı olarak fetüsün kaybedilmesidir. Günümüzde gebeliklerin yaklaşık % 20’si düşükle sonuçlanıyor ve düşüklerin % 80’inin de hamileliğin ilk 3 ayında gerçekleştiğini belirtelim. Elbette hamileliğin 20. haftasından sonra da düşük yapılabilir ve bu düşükler geç düşük’ olarak adlandırılır. Geç düşükler kadınlarda daha yıkıcı ve travmatik olabiliyor. Kadınlarda yaş, düşük yapmak konusu ile yakından ilgilidir çünkü yaş ilerledikçe gebeliklerin düşükle sonuçlanma oranları da artıyor. Kadının yaşı ile düşük riski arasındaki ilişkiyi şöyle açıklayabiliriz 35 – 40 yaş arası gebeliklerde düşük riski % 20 artar 40 – 45 yaş arası gebeliklerde düşük riski % 40 artar 45 yaş ve üstü gebeliklerde düşük riski % 90 artar Kadınların ileri yaşlarda hamile kalması durumunda bebeklerde genetik anormalliklerin görülme olasılığı ciddi düzeyde yükseliyor. Sadece bu unsura bağlı olarak dahi düşük tablosu ortaya çıkabilir. Çünkü belirli bir yaştan sonra gebelik oluştuğunda vücut tamamen doğal bir seleksiyonla bebeğin anne karnındaki gelişimini durduruyor. Ancak düşük riskini artıran tek faktörün yaş olmadığını ve bu tablonun ilerleyen yaşlarda gebeliklerin mutlaka düşükle sonuçlanacağı anlamına gelmediğini de bilmelisiniz. Gebelik planlayan kadınların düşük yapmak nasıl olur konusunda bilgi sahibi olması büyük önem taşıyor. Özellikle düşük belirtilerinin bilinmesi gerekir. Düşük Yapmak Nedir?Düşük Belirtileri Nelerdir?Düşük Tedavisi Nasıl Olur?Düşükte Nasıl Parça Düşer?Düşükte Kanama Miktarı Ne Kadar Olur?Kanama Olmadan Düşük Olur mu?Düşükten Sonra Gebelik Olur mu?Düşük Yapan İlaçlar Var mı?Düşük Riski Nasıl Anlaşılır? Düşük Yapmak Nedir? Plasental problemler, yaşam tarzı, servikal yetmezlikler ve daha pek çok farklı faktöre bağlı olarak anne karnındaki bebeğin kaybedilmesi düşük yapmak anlamına geliyor. Aynı zamanda diyabet hastalığı, tiroit hastalığı, enfeksiyonlar, hormonal dengesizlikler, rahim ağzı ile ilgili bazı sorunlar, kromozom sorunları, vücut yapısındaki bazı anormallikler ve polikistik over sendromu gibi durumlar da her zaman olmasa da kimi zaman düşüğe neden olur diyebiliriz. Son yıllarda bel soğukluğu, frengi gibi hastalıkların da düşük yapmaya neden olduğuna dair bulgular elde edildi. Planlı gebeliklerde düşük istenmeyen bir durum olsa da pek çok unsurdan kaynaklanabiliyor olması, sıklıkla yaşanmasını da beraberinde getiriyor. Kimi zaman düşük yapmak için ilaç kullanılmıyor olsa da çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar da gebeliğin düşükle sonuçlanmasını sağlayabiliyor. Tıkla Öğren –> Düşük Belirtileri Nelerdir? Anne adayları düşük yapmak kendini nasıl belli eder, düşük nasıl sinyaller verir gibi soruların yanıtını da merak edebiliyor. Düşüğün en belirgin belirtisi vajinal kanamadır. Yaygın şekilde görülen düşük belirtileri şu şekilde listelenebilir Vajinal kanama Karında kramp ve ağrı olması Hafif ya da şiddetli sırt ağrısı Kilo kaybı yaşanması Mide bulantısı ve kusma Vajinadan sıvı boşalması Vajinadan dokulu veya pıhtılı boşalma olması Her an bayılacak gibi hissetmek Rahimde kasılmalar Yüksek vücut ateşi Sonuç olarak düşük belirtilerinin her birinin son derece önemli olduğunun altını çizmek gerekir. Gebeliğin kaçıncı haftasında olursanız olun, yukarıda sıralanan belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmeden doktorunuza bilgi verin. Çünkü düşük yapmak dışında farklı sorunlar ortaya çıktığında da benzer belirtiler görülebilir ve gebelikte ortaya çıkan sağlık sorunlarına en kısa sürede müdahale edilmesi büyük önem taşır. Her zaman düşüğün nedenini araştırmak mümkün olmayabiliyor. Kimi zaman düşüğün hiçbir belirti göstermediğinin altını çizmek gerekiyor. Yapılan muayenede kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından bebeğin gelişiminin durduğu tespit ediliyor. Oysa o ana dek anne adayı düşüğe dair herhangi bir belirti yaşamamış oluyor. İşte bu nedenle gebelik dönemi boyunca muayenelerin aksatılmaması, ihmal edilmemesi çok büyük bir önem taşıyor. Tıkla Öğren –> Düşük Tedavisi Nasıl Olur? Anne karnındaki bebeğin gelişiminin durduğu doktorunuz tarafından tespit edildiğinde derhal düşük tedavisi uygulanması gerekir. Böyle bir durumda düşüğe dair bir belirtinin ortaya çıkıp çıkmadığının hiçbir önemi kalmıyor. Kısa zamanda düşük tedavisi ile rahim içinin temizlenmesi gerekir. Çünkü bu tedavi uygulanmazsa vücut gelişimi durmuş olan bebeği doğal bir tepki olarak tahliye etmeye çalışır ve bu da ciddi bir kan kaybı riskini ortaya çıkarır. Aşırı kanama riski, beraberinde hayati riski de getirdiğinden zaruri olarak düşük tedavisinin yapılması gerekir. Düşükte Nasıl Parça Düşer? Öncelikle düşük yapmak durumunda mutlaka vajinadan doku parçaları gelir şeklinde bir düşünceye kapılmamak gerekir. Düşük, doku parçası gelmeden sadece kanama ile de başlayabiliyor. Doku parçaları ise düzensiz bir şekle sahip olabilir ve boyutları da değişebilir. Gelen doku parçasını bir kaba koyarak doktorunuzun görmesini sağlayabilirsiniz. Önemli olan vajinadan doku parçası gelmesinin düşük belirtileri arasında yer aldığının bilinmesidir. Düşükte Kanama Miktarı Ne Kadar Olur? Kanama hafif lekelenme şeklinde başlayarak şiddetlenebilir ya da şiddetli başlayabilir. Kanın renginin de parlak kırmızı, pembe ya da kahverengiye yakın olabileceğini belirtelim. Gebelikte düşük yapmak durumunda kanama miktarı her zaman aynı olmayabiliyor. Bu nedenle bir miktar belirtmek yanıltıcı olabilir. Önemli olan gebelikte vajinal kanama olması durumunda bunun düşük belirtileri arasında yer aldığını bilmek ve doktora bilgi vermektir. Elbette gebeliğin ilk dönemlerinde halk arasında yerleşme kanaması’ olarak bilinen ve embriyonun rahme yerleştiği dönemde gerçekleşen hafif kanamadan söz etmiyoruz. Yerleşme kanaması tıbben normal kabul edilir ve düşük olarak değerlendirilmez. Ancak sonrasında gerçekleşen kanamaların ciddiye alınması gerekir. Kanama Olmadan Düşük Olur mu? Anne adaylarının düşük konusunda akıllarını karıştıran konulardan biri de kanamadır. Fakat kanama olmadan da düşük yapılabilir. Örneğin vajinadan su gelmesi ile başlayan düşükler yaşanabilir ve bu düşüklerde kanama ya da ağrı, kramp olmayabilir. Dolayısıyla kanama her ne kadar en yaygın ve en önemli düşük belirtileri arasında yer alsa da kanama olmadan düşük tablosunun ortaya çıkabileceğini bilmenizde fayda var. Kimi zaman sadece vajinadan su gelmesi de düşük nasıl olur sorusunun yanıtlarından biri olabiliyor. Tıkla Öğren –> Düşükten Sonra Gebelik Olur mu? Elbette önceli gebeliğin düşükle sonlanması bundan sonra anne olunamayacağı ya da sağlıklı bir gebelik dönemi geçirilemeyeceği anlamına gelmiyor. Kadınlar düşük yaptıktan sonra yeniden hamile kalabilir ve sağlıklı bir gebelik dönemi geçirilebilir. Ayrıca düşükten sonra gebeliğin yeniden düşükle sonuçlanacağı endişesinin de son derece yaygın olduğunu gözlemliyoruz. İlk hamilelikte düşük de sonraki gebeliklerde düşük yapma riskini artırmaz. Günümüzde pek çok kadın düşük sonrasında sağlıklı bir gebelik dönemi geçiriyor. Düşük sonrasında ikinci kez düşük yapma ihtimali elbette ki mevcuttur ancak bu olasılığın % 5 dolaylarında olduğunu da belirtmeliyiz. Bu arada düşük yapmak sadece fiziksel anlamda değil, psikolojik anlamda da kadınlar için yıkıcı olabiliyor ve yeniden hamile kamadan önce psikolojik anlamda da toparlanmayı beklemekte fayda olacaktır. Psikolojik anlamda anne adayının kendini hazır hissetmesi beklenmelidir. Düşük sonrası fiziksel iyileşme birkaç saat sürebildiği gibi bu süre birkaç güne kadar da uzayabilir. Çünkü düşük sonrasında kürtaj işleminin yapılmasına ihtiyaç doğabilir. Fakat her düşükten sonra kürtaj yapılması zorunlu değildir. Özellikle erken gebelik döneminde düşük meydana geldiğinde yapılan muayene ile kürtaj yapılmasına ihtiyaç olmadığı da belirlenebilir. Adet döngüsünün düzene girmesi ise 4 ila 6 haftalık bir zaman dilimini gerektiriyor ve genellikle 4 haftadan önce adet döngüsü başlamıyor. Zira düşük yapmış kadınların sağlıklı bir gebelik geçirmesi için fiziksel ve psikolojik anlamda toparlanmasını beklemelisiniz. Düşük Yapan İlaçlar Var mı? İstenmeyen gebelikleri sonlandırmak için maalesef halen düşüğün gerçekleşmesi için çeşitli girişimlerde bulunuluyor. Ancak istenmeyen gebelikleri sonlandırmanın tek bir yolu vardır; kürtaj! Dolayısıyla düşük yapmak için ne yapılır gibi sorularla farklı arayışlara girilmemelidir. Çeşitli ilaçların kullanımı ya da çeşitli bitki kürlerinin kullanımı ile düşük yapmanız mümkün olmaz. Aksine sağlığınıza ciddi ve kalıcı zaralar verebilirsiniz. Sonu olarak düşük yapmak için ne yapmalı sorusunun tek yanıtı kürtaj için randevu alınmalı’ olacaktır. Ülkemizde düşük yapmak için ne yapmak lazım sorusunun yanıtı olan bir ilacın satışı yoktur. Düşük yapmayı sağladığı iddia edilen ve bu şekilde lanse edilen ilaçları kesinlikle kullanmamalısınız ve bu kişilere de itibar etmemelisiniz. Gelişigüzel ilaç kullanımı düşük belirtileri ortaya çıkmasını sağlamaz. Anne karnındaki bebeğin ölümü durumunda da düşük yapılacağı şeklinde bir inanış olabiliyor ancak bu durum hayatınızı kaybetmenize neden olabilir. Sonuç olarak düşük yapan ilaç yoktur ve eczanelerden böyle bir ilaç temin etmeniz de asla mümkün olamaz. İstenmeyen gebelik durumunda, yasal kürtaj süresini aşmadan kürtaj işleminin yapılması için kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmelisiniz. Özellikle düşük yapmak için hap kullanımı gibi yöntemler hayati risk doğurabilir. Tıkla Öğren –> Düşük riskinin bulunduğunun anne adayı tarafından anlaşılması mümkün olmaz. Ancak doktorunuz tarafından yapılan muayene ve tetkikler ile düşük konusunda bir riskin mevcut olduğu belirlenebilir. Bunun için rahim ağzı açıklığı ya da hafif kanamalar gibi durumların tespit edilmiş olması gerekiyor. Bu durumda doktorunuz tarafından istirahat etmeniz önerilebilir ve şikayetler devam ederse haber vermeniz istenebilir. Ancak düşük belirtileri artık net bir şekilde ortaya çıktığında, vajinadan su, kan, doku parçalarının gelmesi gibi durumlarda düşüğü istirahat ile önlemek mümkün olmaz. Bu durumda maalesef fetüsün kaybedilmesi kaçınılmaz olabiliyor ve düşüğü önlemek için tedavi uygulanmasına da gerek olmuyor. Özellikle gebeliğin ilk trimester döneminden sonra düşük riski ortaya çıkarsa bu durumunda ilaç tedavisi ile başarılı bir sonuç elde edilemeyebilir. Maalesef çoğu zaman bu gebelik tablosu düşükle sonuçlanır ve sonrasında da kürtaja gereksinim doğabilir. Tıkla Öğren –> Detaylı bilgi almak için aşağıdaki bilgilerden bizlere ulaşabilirsiniz. Cep Tel 0532 325 30 08 Asistan Tel 0535 761 60 97 Mail
Kürtajsız Gebelik Sonlandırma İçin Evde Uygulayabileceğiniz Doğal Tarifler İstenmeyen Gebelik İçin Evde Uygulayabileceğiniz Doğal Tarifler Kürtaj rahimdeki bebeğin kazınarak alınması işlemine denir. Ülkemizde 10 haftalık olana kadar kürtaj serbest, 10 haftadan sonra ise yasaktır. Kürtaj maliyet olarak da çok pahalı bir işlemdir. Ancak çocuk düşürmek için kürtaj olmak şart değildir. Evde uygulanan doğal yöntemler de bebeği düşürmeye yardımcı olabilir. Sual Kürtaj yaptırmak istiyorum, dinimizde kürtaj olmak caiz mi? CEVAP Türkiye Gazetesi yazarlarından İlahiyatçı Osman Ünlü hoca’nın cevabı Yüz yirmi günden önce, dînini öğretememek, terbiye edememek niyyeti ile müdâhale câizdir. Siz de bu niyette olmalısınız, başka sebepleri karıştırmamalısınız. Evde Düşük Yapma Yöntemleri Tarçın Çayı 5 tane çubuk tarçını 2 su bardağı suya atıp su koyu kahverengi bir hal alıncaya dek kaynatın. Hazırladığınız çayı sıcak sıcak tüketin ve bunu her gün tekrarlayın. Tarçını kırmızı ahududu yaprağıyla hazırlayacağınız çaya ekleyerek kullanmanız da mümkündür. Bu iki çayın da rahmi uyarıcı etkisi vardır, mukus tıkacının atılmasına yardımcı olur. Adet söktürücüler içinde en etkili olanlardan biri tarçın çayıdır. Maydanoz Maydanoz tüketimi de bebek düşürmeye yardımcı olur. 1 yemek kaşığı kurutulmuş maydanozu 1 bardak sıcak suya atıp 5 dakika demlendirin. Bunu günde 2-3 defa olmak üzere 6 gün sürdürün. Etkili bir doğal kürtaj yöntemi olan maydanozla düşük yapmak için şu tarifi de uygulayabilirsiniz 5 su bardağı 1 litre suyun içine 1 demet maydanoz atıp kaynatın. Altını söndürüp bir kenarda soğumaya bırakın. Bunu sıcak halde tüketin. Sabahleyin kahvaltıdan en az 30 dakika önce içilmelidir. Susam Susam rahim kaslarını uyarır ve hamileliğin ilk 3 ayında düşük yapmaya yardım eder. Bir bardak suya 1 avuç susam atılır ve bir gece bekletilir. Ertesi gün susamlar süzülür ve suyu tüketilir. Gebe kadın bebeğini düşürene kadar her gün bunu uygulamalıdır. Papatya Düşük yapmak için kullanılabilecek bitkilerden biri de papatyadır. Rahim kaslarını uyaran papatya, düşüğün gerçekleşmesinde etkilidir. Kurutulmuş papatyadan 2-3 yemek kaşığı kadar alınarak 1 su bardağı suya atılır. 3-4 dk demlenip tüketilir. Bu, günde 2-3 kez içilmelidir. Cytotec Düşük Hapı Düşük yaptıran ilaçlar arasında Cytotec isimli hap yaygın olarak kullanılmaktadır. Cytotec düşük hapı etkisini 9 saat içinde göstermektedir. 200 mg’lik kapsüller halinde satılan bu ilaç eczanelerde bulunabilir. Aslında Cytotec hapının kullanım alanı mide ülserinin tedavisidir. Fakat istenmeyen hamileliği sona erdirmek için kürtaj yerine de kullanılır. Cytotec misoprostol 200 mcg olarak bilinir. Cytotec düşük ilacırahim ağzında açılmaya ve kramp oluşumuna sebep olur. Böylelikle hamileliğin tutunmasını önler ve düşük meydana getirir. Bunun kaç saatte gerçekleşeceği ilacı kullanan kadının bünyesine bağlıdır. Ortalama 7-12 saat arasında etki ettiği söylenebilir. Evinde kendi başına düşük yapmak isteyenler Cytotec düşük hapı kullanabilir. Bu hapın kullanımından sonra adet döneminde yaşadığınızdan biraz daha fazla kanama ve daha şiddetli ağrı olacaktır. İstenmeyen Gebelikte Bitkisel Çözüm Gebelik Nasıl Sonlandırılır? Tıklayınız
Düşük ilacı nedir? Halk arasında gebeliği sonlandırmak için kullanılabilecek bazı ilaçların olduğu düşünülüyor. Genellikle düşük ilacı ya da söktürücü iğne gibi isimlerle anılan bu ilaçların kullanılması durumunda anne adayının düşük yapacağına ve böylelikle kürtaj olmaya gerek kalmayacağına inanılıyor. Ancak düşük ilacı ile düşük yapılabileceği inanışı gerçek değildir. Halk arasında böyle bir inanışın olmasının nedeni ise geçmişe dayanıyor. Yıllar önce düşük ilacı bir dönem ülkemizde kullanıldı. Ancak bu ilaçlar ile düşük yapıldığında aşırı kanamanın meydana gelmesi ve çoğu zaman rahim içerisinde parça kalması gibi nedenlerden kaynaklı olarak söz konusu ilacın kullanımının hayati riskler doğurduğu kanaatine varıldı. Dolayısıyla 2012 yılında bu ilacın kullanımı Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandı ve piyasadaki tüm düşük ilacı toplatıldı. Eczaneden düşük yapılmasını sağladığına inanarak aldığınız herhangi bir ilaç, gebeliğin sonlanmasını sağlamaz. Düşük İlacı Zararları Nelerdir?Düşük İlacını Nasıl Alabilirim?Kürtajsız Gebelik Sonlandırma Mümkün müdür?Adet Söktürücü İle Düşük Yapmak Mümkün müdür?Gebeliğin Sonlandırılması İçin En Güvenilir Yöntem Hangisidir? Düşük İlacı Zararları Nelerdir? Bir dönem kullanılan, aslında mide ülseri tedavisi için formüle edilen ancak düşük yapmayı sağlayabildiğinden bu amaçla da kullanılmaya başlanan düşük ilacı aşırı kanama gibi hayati risk doğuran bir soruna sebebiyet verebiliyor. Bununla birlikte rahim içerisinde fetüsten ya da plasentadan parça kalmasına da neden olabiliyor. İlacın kullanımıyla birlikte kanama meydana gelebiliyor ancak düşük yapılmayabiliyor. Bu ve benzeri zararlar nedeniyle yasaklanan düşük ilacı maalesef bir yasa dışı piyasa oluşmasına da sebebiyet verdi. Merdiven altı olarak tabir edilen, yasa dışı şekilde satışa sunulan ve düşük ilacı olarak lanse edilen ilaçların büyük bölümünün sahte olduğu anlaşılıyor. Bu ilaçları yasa dışı şekilde temin etmek ve kullanmak, vücudunuzda kalıcı hasarlara neden olabileceği gibi hayatınızı kaybetmenize bile sebep olabilir. Çünkü bu ilaçların etken maddeleri, ne ilacı oldukları ve hatta nasıl formüle edildikleri bile bilinmiyor. Dolayısıyla internet ortamından ya da farklı platformlardan temin ettiğiniz, düşük ilacı olduğunu sandığınız ilaçların faydasının olmayacağını, sağlığınıza çok ciddi zararlar verebileceğini unutmamalısınız. Düşük İlacını Nasıl Alabilirim? Daha önce de söz ettiğimiz gibi düşük ilacı Sağlık Bakanlığı tarafından verilen bir kararın ardından yasaklandı ve hemen piyasadan toplatılmasına karar verildi. Ülkemizde düşük yapmayı sağlayan ve dolayısıyla gebeliği sonlandıran herhangi bir ilacın satışı yapılmıyor. Bu nedenle düşük ilacı satın almanız mümkün olmaz. Ancak söz ettiğiniz ilaç, kürtaj öncesinde kullanılan ve sadece kürtajı kolaylaştırmak amacıyla kullanılabilen ilaç ise bu durumda bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına başvurmanız gerekiyor. Bu ilaçlar reçetesiz satılmıyor ve ancak kürtaj planlamanızı yapan ve kürtaj işlemini gerçekleştirecek olan doktorunuz tarafından reçete edilmesi halinde halk arasında düşük ilacı olarak adlandırılan ilacı alabilirsiniz. Yeniden altını çizmekte fayda var, hiçbir ilaç kullanımı ile gebelik sonlandırılamaz. Gebeliğin sonlandırılması için kürtaj olmanız gerekiyor. Doktor tarafından reçete edilen bu ilaçlar düşük yapmanızı sağlamaz, sadece kürtajın daha kolay tamamlanmasına yardımcı olabilir. Türkiye’de düşük yapmanızı sağlayabilecek bir ilaç satışı yapan eczane yoktur. Ayrıca yasa dışı yöntemlerle satışı yapılan bazı ilaçların düşük yapmayı sağlamadığı gibi fetüste kalıcı ciddi sakatlıklara sebebiyet verebildiğine dair pek çok örnek daha önce yaşandı. Bu gibi durumlarda kürtaj için yasal süre de aşılabiliyor ve dolayısıyla kullanılan ilaç nedeniyle anne karnındaki bebek, zarar görmüş bir şekilde dünyaya gelebiliyor. Bu durumu da dikkate alarak yasa dışı yollarla temin edebileceğiniz ilaçları asla kullanmamalısınız. Kürtajsız Gebelik Sonlandırma Mümkün müdür? Gebeliği sonlandırmak için kullanılabilecek tek bir yöntem vardır; kürtaj! Ülkemizde düşük ilacı satışı yapılmıyor ve dolayısıyla kullanacağınız herhangi bir ilaç ile düşük yapmanız da mümkün olmuyor. Gebeliğin sonlanması için kürtaj tek yöntem olduğundan kürtajsız gebelik sonlandırma imkansızdır. Halk arasındaki bu yaygın inanıştan kaynaklı olarak, gelişigüzel kullanacağınız ilaçlar sağlığınıza çok ciddi zararlar verebilir ve hatta hayati riskler bile doğurabilir. Deneyimli bir doktor tarafından tam donanımlı bir hastanede gerçekleştirilen kürtaj işlemi ile gebeliğin sonlandırılması, sizin için en konforlu yöntem olacaktır. Kürtajsız gebelik sonlandırılması mümkün olmadığı için düşük ilacı ya da benzer ilaçların kullanımı son derece sakıncalıdır. Bununla birlikte kürtaj öncesinde yapılan genel anesteziden de tedirgin olmanıza gerek yok. Çünkü kürtaj işleminde, uzun süren ciddi ameliyatlarda olduğu gibi bir narkoz desteği verilmiyor. Sedasyonla kürtaj gerçekleştiriliyor ve zaten işlemin ardından kısa bir süre sonra hasta uyandırılıyor. Kürtaj ile ilgili çeşitli endişeler yaşamanız nedeniyle farklı yolları denemeniz, hayatınızı riske atmanız anlamına gelir. Adet Söktürücü İle Düşük Yapmak Mümkün müdür? Halk arasında en çok merak edilen hususlardan biri de söktürücü iğne olarak adlandırılan ve adet olmayı sağlayan ilaçlar ile gebeliğin sonlandırılmasının mümkün olup olmadığıdır. Adet söktürücü ilaçlar düşük ilacı değildir ve bu ilaçları kullanarak düşük yapmanız mümkün olmaz. Daha önce de değindiğimiz gibi gebeliği sonlandırmanın tek yolu kürtajdır. Söktürücü hap ya da söktürücü iğne kullanımı ile düşük yapmanız tıbben asla mümkün olmaz. Bu ilaçların rahmi uyaran etken maddeler içerdiğini unutmamak gerekiyor. Adet söktürücü ilaç kullanımı bebeğin anne karnında ölmesine ve beraberinde annenin zehirlenmesine neden olabilir. Zira bebeğin anne karnında ölmesinin geç fark edilmesinden kaynaklı, şimdiye dek çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini unutmamak gerekiyor. Bebeğin anne karnında ölmesi ve annenin zehirlenmesinin yanı sıra, adet söktürücü ilaçların kullanımı oldukça yoğun kanamalara sebebiyet verebiliyor. Bu kanamalar kontrol altına alınamayabiliyor ve annenin hayatını kaybetmesine neden olabiliyor. Sonuç olarak düşük ilacı sanarak kullandığınız adet söktürücü ilaçlar ya da rahmi uyaran farklı ilaçlar hayatınızı kaybetmenize bile neden olabilir. Bunun yanı sıra düşük yapmanızı da sağlamaz. Gebeliğin Sonlandırılması İçin En Güvenilir Yöntem Hangisidir? İstenmeyen gebeliklerde kürtaj en güvenilir yöntemdir. Sağlığınızı ve hatta hayatınızı tehlikeye atabilecek düşük ilacı sandığınız ilaçları kullanmak yerine, zaman kaybetmeden bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile görüşmeniz, kürtaj için muayene olmanız ve randevu almanız çok daha doğru bir tercih olacaktır. Çünkü kürtaj, yasalar kapsamında belirli bir gebelik süresinden sonra yapılamıyor. Bu süre gebeliğin 10. haftasıdır. Maalesef çok sayıda kişinin düşük ilacı sanılan ilaçları kullanarak zaman kaybettiğini ve dolayısıyla kürtaj için yasal süreyi kaçırdığını gözlemliyoruz. Bu nedenle tıbbi açıdan da son derece güvenilir bir yöntem olan kürtaj ile gebeliğin sonlandırılmasını sağlamanız gerekiyor. Kürtaj işlemi hamileliğin 6. haftası ila 10. haftası arasında, kadın hastalıkları ve doğum uzmanının belirlediği bir dönemde yapılabilir. Vakumlu aspirasyon olarak adlandırılan kürtaj yöntemi en az risk barındıran yöntemdir ve sadece 5 ila 10 dakika arasında tamamlanır. Halk arasında düşük ilacı kullanımı gibi güvenilir olmayan yöntemlerin seçilmesinde, kürtajın çok zor bir işlem olduğu inanışı da etkili oluyor. En yeni teknikler kullanılarak gerçekleştirilen bu işlem artık kısa sürede tamamlanıyor ve hasta aynı gün taburcu olarak evine gidebiliyor. Hafif bir ağrı olması normaldir ancak sanıldığı gibi çok ağrılı bir işlem olmadığını da bilmenizde fayda var. Kürtaj korkulacak bir cerrahi müdahale değildir. Aksine gelişigüzel kullanılan düşük ilacı sanılan ilaçların kullanımından korkmalı ve itina ile sakınmalısınız. Doktorunuz tarafından reçete edilmeyen hiçbir ilacı kullanmayın. Konu ile alakalı ilginizi çekebileceğimizi düşündüğümüz diğer makalelerimiz Kürtaj fiyatları ne kadardır Kürtaj sonrası cinsel ilişki Kızlık zarı zedelenmesi nasıl olur Gebelik sonlandırmak ile ilgili detaylı bilgi için bizlere ulaşabilirsiniz. Tel +90 531 027 77 77 Mail[email protected]
AAOluşturulma Tarihi Ocak 11, 2013 1149Bir süre önce kamuoyunda tartışmalara neden olan kürtaj, “devlet hastanelerinde narkozsuz yapıldığı” iddiasıyla yeniden Bakanlığı, devlet hastanelerinde genel ya da lokal anesteziyle yapılan kürtaja gerek kalmadan istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için çalışma yürütüyor.“Devlette narkozsuz kürtaj” iddiasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Leyla Mollamahmutoğlu, hastanede günde 30-40 arasında kürtaj yapıldığını, bunlardan hastanın durumuna göre 10-12'sinde genel, geri kalanında da lokal anestezi uygulandığını hastalık, anomali ya da hastanın korkusu halinde genel anestezi yapıldığını belirten Mollamahmutoğlu, şunları söyledi“Kürtajda genel anestezi tercih etmiyoruz. Çünkü genel anestezi sadece kürtajda değil diğer operasyonlarda da beraberinde riskleri getiren bir işlemdir. Mümkün olduğunca hastayı lokal anesteziye ikna etmeye çalışırız. Bu işlemde sadece rahim ağzı lokal anesteziyle uyuşturulur. Böylece hastanın ağrı çekmemesi sağlanır. Ancak hasta ısrarlı olursa genel anestezi yaparız. Lokal anestezide her hastanın ağrı eşiği farklı olduğu için verilen tepkiler de farklıdır. Bir de kürtajın doğasından gelen bir rahatsızlık vardır. Hiçbir kadın kürtaja güle oynaya girmez. Bu gerginlik ve elem nedeniyle hasta işlem sırasında ağrı duymasa bile rahatsızlık hisseder, acı duyduğunu söyleyebilir.”KÜRTAJ AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİL Sağlık Bakanlığı hastanelerindeki aile planlaması merkezlerinde, çiftlere, istedikleri kadar çocuk sahibi olmaları ya da istenmeyen gebeliklerin önlenmesi için eğitimler verildiğini anlatan Mollamahmutoğlu, kürtaj öncesinde de bu merkezlerde psikologlar tarafından danışmanlık hizmeti verildiğini, isteyenlere bu işlemin uygulandığını bir daha böyle bir olay yaşamaması için doğum kontrol yöntemleriyle ilgili bilgilendirildiğini ifade eden Mollamahmutoğlu, şu bilgileri verdi“Kürtaj aile planlaması yöntemi değildir. Doğum kontrol yöntemi, kişiye özel olmalı, bazı tetkik ve muayeneler sonrası bunlardan birine karar verilmelidir. Doğum kontrol yöntemi uygulanması ya da önlem alınmaması halinde istenmeyen gebelik oluşmaması da aslında mümkün. Bu konu ne yazık ki Türkiye'de hiç bilinmiyor. Aile planlaması kliniklerine böyle bir taleple neredeyse hiç başvuru olmuyor. Oysa muhtemel bir gebelik riski varsa hemen ilişki sonrası “Acil Korunma Yöntemi”ne başvurulabilir. Bunlardan en çok bilineni 'Ertesi gün hapları'dır. İstenmeyen gebeliğin önlenmesi için 24 en geç 48 saat içinde, hatta 5 güne kadar bu haplardan alınabilir. Spiral de acil korunma yöntemlerinden biridir. Halkın bu konularda mutlaka bilinçlendirilmesi gerekir.”Bu önlemler sayesinde istenmeyen gebeliklerin, böylece kürtajın da önlenebileceğini ifade eden Mollamahmutoğlu, “Bu bir çok kadında uygulanabilen basit bir yöntem. Ancak hekim gözetiminde olmalı, gelişigüzel kullanılmamalı” dedi."KADIN TEK BAŞINA BIRAKILMAMALI" Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi Aile Planlaması Klinik Şefi Doç. Dr. Berna Dilbaz da kürtaja çiftlerin birlikte karar vermesinin büyük önem taşıdığını, böyle bir işlemle ilgili erkeğin de sorumluluk alması gerektiğini belirtti.“Kürtajın kadının vermesi gereken bir karar olması gerektiği” görüşlerine karşı çıkan Dilbaz, “Hamileliğin sonlandırılması kadın için zor bir süreçtir. Bu süreçte çoğu zaman kadın yalnız bırakılıyor, sonuçlarıyla tek başına başa çıkması gerekiyor. Oysa erkeklerin de bunda payı var. Kadın tek başına bırakılmamalı” dedi."VAKUM DEĞİL ENJEKTÖR" Kürtajın, vakumla değil rahim ağzı uyuşturularak enjektör ile yapıldığını, bu işlemde, gebelik materyalinin dışarıya çekildiğini bildiren Dilbaz, “Yöntem, rahim ağzının açılarak içerinin kazınmasına göre daha az riskli” HAPIİstenmeyen gebeliklerin sonlandırılması için ABD ve Avrupa'da ruhsatlı olan tıbbi düşük ilacının kullanıldığını belirten Dilbaz, yaklaşık 3 yıl önce piyasaya çıkan ilacın Türkiye'de ruhsatlı olmadığını ilaçla aralarında Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Hastanesi'nin de bulunduğu Sağlık Bakanlığına bağlı 3 hastanede, binin üzerinde hastada çalışma yürütüldüğünü bildiren Dilbaz, “İlaç 2 gün üst üste alındıktan sonra herhangi bir işleme gerek kalmadan hasta evinde düşük yapıyor. Çalışmadan olumlu sonuçlar alındı” bilgisini Dr. Dilbaz, ilacın 6-8. haftadaki gebeliklerin sonlandırılmasında etkili olduğunu, ancak 8. hafta sonrasında sorun ortaya çıkabileceğini belirtti.
BU TÜR İLAÇLARIN TÜRKİYE’DE SATIŞI, KULLANIMI VB İLLEGALDİR. LÜTFEN İLAÇ VAR MI, NASIL TEMIN EDEBİLİRİM ŞEKLİNDE MESAJ GÖNDERMEYİNİZ . HANGİ DİLDE YAZMAK LAZIM ANLAYAMADIM. İLAÇ ALMAK İSTİYORUM DİYE ARAMAYIN YA DA EMAIL GÖNDERMEYİN. OKUDUĞUNUZU ANLAYIN. BU İLACIN SATIŞI YOK !!!!!!!!“Gebeliği sonlandırılmak için kürtaj dışında bir yöntem yok mu?” “Düşük hapı ya da iğnesi yok mu”ve buna benzer sorular e-posta, telefon ya da yüzyüze görüşmelerde en sık karşılaştığım soruların başında cevabı EVET, düşük hapı var. Ancak bu hap ülkemizin de dahil olduğu pekçok ülkede satışta değil. Aslına bakalırsa hap uzun zamandır Fransa başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde, ve 2000 yılının sonlarından beri Amerika Birleşik Devletlerinde kullanılmasına rağmen güvenilirliği ve kullanım kolayılığı hala daha Gebeliği erken dönemlerde sonlandırıp düşüğe neden olduğu için düşük hapı olarak adlandırılan bu ilaç yaygın olarak RU486 olarak bilinmektedir. İlk kez Fransa’da Dr. Etienne-Emile Baulieu tarafından 1980 yılında geliştirilmiştir. RU486 adı etken maddeyi üreten ilaç firması olan Roussel-Uclaf’ın ilk harflerinden gelirken 486 ise madde ile ilgili seri numarasıdır. RU486 adı artık pek kullanılmamakta bunun yerine ilacın etken maddesinin adı olan mifepriston tercih ve Çin ilacın en fazla kullanıldığı ülkelerdir. Bunlar dışında 20’ye yakın ülkede kullanımı serbesttir. Ancak bu ilaç eczanelerden kolaylıkla temin edilebilecek bir ilaç değildir. Hemen her ülkede satışı ve kullanımında sınırlandırmalar bulunur ve sadece yetkili doktorlar tarafından verilir. Bazı ülkelerde kontrolü sağlayabilmek için her hapın üzerinde bir numara bulunur ve bu sayede hangi hapı hangi doktor ya da kliniğin satın aldığı Birleşik Devletleri mifepristonun kullanımına uzun yıllar onay vermemiştir. Bu kararda kürtaj karşıtı grupların çalışmaları büyük ölçüde etkili olmuştur. Hatta bu gruplar ilacı üreten firmanın 2. Dünya Savaşı’nda Hitler Almanya’sına ölüm gazlarını satan firmanın bir kolu olduğunu ve sadece bu nedenle bile kullanımına izin verilmemesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Kürtaj karşıtı grupların çalışmalarına rağmen yapılan uzun süreli klinik araştırmaların yanısıra kadın hakları savunucu grupların lobileri sonucu ülkenin ilaç ve gıda denetimi yapan ve bunların kullanılıp kullanılamayacağına karar veren en yetkili kuruluşu olan FDA Food and Drug Administration Eylül 2000’de ilacın ABD sınırları içinde belirli kurallar dahilinde kullanılmasına onay ile ilgili düzinelerce bilimsel araştırma yapılmış olmasına karşın ilacın etkinliği ve güvenilirliği konusunda bilimsel arenada hala daha tartışmalar devam HAPI NASIL ETKİ EDER? Hamileliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi yumurtalıklardan salgılanan progesteron adı verilen hormona bağlıdır. Bu hormonun yokluğunda embryonun yerleştiği endometrium tabakası dökülür ve kanamayla atılır ve gebelik düşükle sonuçlanır. Mifepriston vücutta bulunan progesteronu bloke ederek etki gösteren sentetik bir anti-progesterondur. Mifepriston kullanıldığında sonuçta bir düşük olayı meydana başına kullanıldığında her zaman düşük gerçekleşmiyebilir. Tıpkı missed abortusta olduğu gibi bebek içeride ölür ancak rahim dışına atılamıyabilir. Bu durumda düşük hapının amacına ulaşabilmesi için rahim kasıcı başka ilaçlar ile birlikte kullanılması gerekir. Bu amaçla en sık, gerçekte bir ülser ilacı olan ancak ikinci etki olarak içerdiği prostoglandin nedeni ile rahim kasılmalarını başlatan başka bir ilaç NE KADAR? Mifepriston tek başına kullanıldığında başarı şansı yani gebeliğin bir düşükle sonuçlanması olasılığı %60 civarındadır. Rahim kasılmalarını başlatan ilaçla birlikte kullanıldığında ise bu oran %92’ye çıkmaktadır. Ancak bu oranlar sadece 7 haftalığa kadar olan gebelikler için geçerlidir. Yapılan çalışmalar iki ilacın birarada kullanıldığı durumlarda 9. haftaya kadar kullanılabileceğini göstermektedir. Ancak bu haftalara ulaşıldığında kandaki progesteron seviyesi ilacın bloke edebileceğinden daha fazla olduğu için başarı şansı KULLANILIYOR? Mifepriston kullanımı korunmasız bir ilişki sonrası alınan haplar şeklinde uygulanan acil doğum kontrolü değildir. Ayrıca düşük hapı ile istenmeyen bir gebeliği sonlandırmak,ağrı kesici alıp başğarısını dindirmek kadar kolay bir işlem de değildir. Aslında ilacın kadınlar ve doktorlar arasında yaygın olarak tercih edilmemesinin temel nedeni de zahmetli olması ve işlemin uzun sürmesidir. İstenmeyen gebeliğin ilaç yardımı ile sonlandırılması 14 gün kadar sürebilir ve en az 3 kere doktor ziyareti yapılması gerekir. İşlemin 3 temel aşaması aşama kürtaj olmak isteyen kadının tam bir muayenesidir. Tıbbi özgeçmişinin irdelenmesi ve ilacın kullanımına engel bir durumun olamadığı anlaşıldıktan sonra jinekolojik muayene ve inceleme yapılarak dış gebelik olmadığı ve bebeğin 7 haftadan büyük olmadığı saptanır. Daha sonra kişiye uygulama şekli, olası yan etkileri konusunda bilgi verilir, işlemi ve potansiyel yan etkilerini anladığına, işlemin yapılmasına izin verdiğine ve gelmesi gereken günlerde kontrollere geleceğine dair yazılı bir form imzalatılır. Daha sonra hastaya 3 adet mifepriston hapı verilir. Kişi bu hapları doktorun gözetimi altında hemen yuttuktan sonra beklemeye başlır. Kişinin hapları alıp başka birisine vermemesi için doktorun gözü önünde yutması gerekir. Hastaların yaklaşık yarısında 24 saat içinde kanama başlar ve %3-6’sı ilk 48 saat içinde düşük 48 saat sonra yeniden doktorunun yanına gider ve düşük olup olmadığı veya bebeğin hala daha canlı olup olmadığı incelenir. Eğer gebelik ürünü tamamen atılmadıysa düşüğün tamamlanması için gerekli olan prostoglandin hapı verilir. Rahim kasılmalarının neden olduğu ağrıların şiddetini azaltmak için ağrıkesiciler reçete daha sonra 4-6 saat kadar doktorun yanında bekler. Hastaların %90’ından fazlası bu süre içinde düşüğü gerçekleştirir. Dört altı saat içinde düşük olmayanlar ise evine gönderilir ve evde düşük yapması beklenir. Hastaya acil durumlarda ne yapması gerektiği konusunda bilgi 14 gün sonra hasta kontrole çağılırır. Bu kontrolde, düşüğün olup olmadığı, eğer olduysa içeride parça bulunup bulunmadığı, enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların varlığı araştırılır. Eğer hala devam ediyorsa olası konjenital anomali riski nedeni ile gebeliğin kürtaj ile sonlandırılması önerilir. Komplikasyon varlığında uygun şekilde tedavi ETKİLER VE KOMPLİKASYONLAR Yapılan çalışmalarda hastaların %99’unda aşağıdaki yan etkilerden biri ya da birden fazlasına rastlandığı etkiGörülme oranı %Karın ağrısı ve kramp97Bulantı67Başağrısı32Kusma34İshal23Başdönmesi12Halsizlik9Bel ağrısı9Kanama7Ateş4Viral enfeksiyon4Olguların büyük bir kısmında birden fazla yan etki görülmekte olup bu yan etkilerin %23’ü şiddetli olarak tanımlanmaktadır. Bu hastalardan bazılarının yan etkilerin tedavisi için hastaneye yatırılması gerekmiştir. Tıpkı kendiliğinden oluşan düşüklerde olduğu gibi mifepriston kullanımı ile gerçekleşen düşük de ağrılı bir kullanımına bağlı ölüm olguları bildirilmekle birlikte kontraendike olmayan hastalarda kullanıldığında yönteme bağlı ölüm oranı birdir. Bu oran kürtaj ile karşılaştırılabilecek düzeydedir. Ölümlerin ana nedeni aşırı miktarda kanama ve içeride parça kalması nedeni ile olan Sağlık Örgütünün araştırmasına göre RU486 kullanımı sonrası tam olmayan düşük gerçekleşmesi durumunda %30 olguda pelvik enfeksiyon ortaya çıkmaktadır. Bunun temel nedenlerinden birisi de ilacın bağışılık sistemini baskılayıcı %9’unda kanama 30 günden uzun sürmektedir. %7 hastadada kanamayı kesmek için tıbbi tedavi uygulanması gerekirken daha az olguda kan nakli gerekli olmaktadır. Yaklaşık %8 hastada kan hemoglobin değeri %20 oranında yandan düşüğü tamamlamak üzere verilen prostoglandin hapının üretici firması ilaç prospektusünde bu ilacin düşük yapmak için kullanılmaması gerektiğini belirten bir ibare bulundurmaktadır. Firma 23 Ağustos 2003 tarihinde tüm sağlık çalışanlarına gönderdiği bir mektupta söyle demektedir “İlacın hamile kadınlarda üretim amacı dışında kullanımına bağlı olarak anne ve bebek ölümleri, cerrahi onarım gerektiren rahim delinmeleri ve yırtılmaları, histerektomi rahimin alınması, salpingo-ooferektomi tüp ve yumurtalıkların alınması, amniyon sıvı embolisi, aşırı vajinal kanama, içeride parça kalması, şok ve kasık ağrısı da dahil olmak üzere ciddi yan etkiler görülebilir. Firma ilacın ülser tedavisi dışında hamile kadınlarda düşük yaptırmak amacıyla kullanımını şiddetle onaylamamaktadır.”KİMLER KULLANAMAZ? Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi FDA aşağıdaki durumların varlığında RU-486’nın kullanımını kesinlikle sakıncalı bulmaktadır7 haftadan büyük gebeliklerSprial varlığıDış gebelik varlığıBöbrek üstü bezi ile ilgili patolojilerin varlığıKanı sulandıran ilaçların kullanımıKanama sorunu olmasıSteroid kullanımıİlaç kullanımını takiben 2. ve 3. aşamalarda kontrole gelme olanağının olmamasıAcil müdahale edilebilecek olanakların olmamasıKullanılan ilaçlara karşı bilinen bir alerji olmasıÖte yandan aşağıdaki durumların varlığında da risklerin yüksek olması nedeni ile mifepriston kullanılması yaşından küçük olmak35 yaşından büyük olmakSigara içiyor olmakAstım hastalığıGlokom hastalığıKalp kapakçık hastalığıTansiyon düşüklüğüOrak hücreli anemiKaraciğer, akciğer ve böbrek hastalığıDamar tıkanıklığıŞeker hastalığıKalp hastalığıYüksek tansiyonAnemiPelvik iltihabi hastalık varlığıMİFEPRİSTON İLE DÜŞÜK GÜVENLİ MİDİR? Tüm bu olası yan etkilerine ve pekçok kadında kullanımının sakıncalı olmasına rağmen uygun kişilerde ve kurallarına uygun şekilde kullanılığında mifepriston ile istenmeyen gebeliklerin sonlandırılması güvenli bir yöntem olarak kabul DÖNEM ETKİLERİ NELERDİR? 1982 yılından beri yapılan klinik çalışmalarda mifepristona ait uzun dönemde olumsuz sayılabilecek bir etki saptanamamıştır. Ancak süre son derece kısa bir süredir ve uzun dönemde kesin olarak zararsızdır diyebilmek için daha fazla çalışmaya ve veriye gerek HAPININ AVANTAJLARI NELERDİR?Cerrahi bir işlem gerektirmezGenel anesteziye ait riskleri ait komplikasyon risklerini taşımazGelişmekte olan ülkelerde uygun şartlarada yapılmayan kürtajlara bağlı ölüm ve komplikasyon riskini azaltırDÜŞÜK HAPININ DEZAVANTAJLARI NELERDİR?Her kadın için uygun bir yöntem değildir. Gerçekte pek çok kadın bu ilacın kullanımı açısından kontraendikasyon grubuna girerİstenmeyen etkiler daha fazladırNormalde 10-15 dakika süren kürtaja göre genelde çok uzun zaman alır yaklaşık 14 gün.Hastanın belirli aralıklarla doktora gitmesini yeni bir yöntem olduğu için uzun dönem etkileri tam açık yaklaşık %10’unda başarısız olduğu için yine bir kürtaj parça kalma olasılığı kürtaja göre daha HAPI YAYGIN OLARAK KULLANILIYOR MU? Düşük hapı olarak tanımlanan mifepriston kullanıma girdiği zamanlarda doğum kontrol hapından beri yapılan en önemli buluş olarak lanse edilmişti ve klasik kürtaja son vereceği öngörülmüştü. Oysa aradan geçen 20 yıla yakın sürede bu öngörü gerçekleşemedi. Avrupada Çin’de fazla kadın istemedikleri hamileliklerini bu yöntemle sonlandırmalarına karşın hala daha kürtaj eski önemini koruyor. Amerika Birleşik Devletlerinde ilacın kulllanıma girmesinin birinci yıldönümünde yapılan bir araştırmada jinekologların kürtaj isteyen hastaların sadece %6-12’sine bu yöntemi teklif ettikleri, kadınların ise sadece % kendilerine önerilen yönteme onay verdiği ortaya hapa sıcak bakmamalarının başta gelen nedeni hala daha yöntemin güvenilirliği hakkında duydukları endişe. Öte yandan sigorta sisteminin doktor hatalarında verdiği yüksek cezalardan duyulan korku da işin bir başka yönü. Düşüğün kürtaja göre çok daha uzun sürmesi ve daha yakın ve sık takip gerektirmesi de jinekologların mifepristona sempati duymamalarının bir diğer nedeni. Tedavi sırasında görülen az sayıda ölüm vakası nedeni ile üreten firmaların doktorlara gönderdiği ilaçların güvenli olduğu ancak çok dikkatli kullanılması gerektiği şeklindeki uyarı mektupları da jineklogların endişelerini arttıran bir başka açısından bakıldında ise zaten psiklojik yönden travma yaratabilen gebeliği sonlandırma işleminin çok uzun ve zahmetli olması yöntemin bu kadar düşük oranda tercih edilmesinde en önemli etken. Bir başka önemli etken de tedavinin maliyeti. Kürtajın ortalama 300-400 dolara mal olduğu pekçok klinik ve doktor hap ile kürtaj için yaklaşık 100 dolarlık ek fatura çıkartıyor. Bazı merkezler ise kürtaj ile düşük hapı tedavisi arasında 2 kata ulaşan fiyat politikaları uyguluyor. Bu farkın nedeni daha fazla takip gerektirmesi ve malpraktis nedeni tazminat ödeme riskinin kürtaja göre daha yüksek hapının kullanımı 2000 yılında FDA tarafından onaylanmıştır ve Amerika Birleşik Devletlerinin tamamında yasal olarak kullanılabilmektedir. Reçete ile satılan bir ilaç olmakla birlikte eczaneler yolu ile halkın ulaşabileceği bir ilaç değildir. Sadece özel yetkili hekimler tarafından dağıtımı ise kurtajın yasak olduğu İrlanda ve çok sınırlı uygulandığı Polonya dışında pekçok ülkede yasal olarak bulunmaktadırİlaç Kanada’da yasak ilaçlar DURUM? Türkiye’de şu anda mifepriston satışta değil. Üretici firmanın Türkiye’de de bu ilacı pazarlamak üzere Sağlık Bakanlığına ruhsat başvurusu yapıp yapmadığı konusunda ise bir bilgim yok. Kısacası bugün için ülkemizde istemedikleri bir hamileliği sonlandırmak isteyen kadınlar için tek yöntem kürtaj. Ülkemizde kürtaj son adet tarihinden itibaren 10. haftaya kadar serbest. Bu haftadan sonra ise ancak bebekte bir anomali saptandığında ya da hamileliğin devamının anne adayının hayatını tehlikeye soktuğu durumlarda birden fazla doktorun kararı ile TÜR İLAÇLARIN TÜRKİYE’DE SATIŞI, KULLANIMI VB İLLEGALDİR. LÜTFEN İLAÇ VAR MI, NASIL TEMIN EDEBİLİRİM ŞEKLİNDE MESAJ GÖNDERMEYİNİZ .KAYNAKLARWorld Health Organization, “Pregnancy Termination with Mifepristone and Gemeprost A Multicenter Comparison Between Repeated Doses and a Single Dose of Mifepristone,” Fertility and Sterility, 561, 1990, at Davis et al., “Bleeding Patterns After Early Abortion with Mifepristone and Misoprostol or Manual Vacuum Aspiration,” Journal of the American Medical Women’s Assn., Supplement 2000, 141, at IM, Bardin CW, Benton L, Robbins A. Early pregnancy termination with mifepristone and misoprostol in the United States. N Engl J Med. 1998 Apr 30;33818 from Michael Cullen, MD, Searle’s Medical Director, dated August 23, 2000
dusuk yapmak icin kullanilan ilaclar