dönem sonu envanter işlemleri nasıl yapılır
Öğretmenler için 2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı Sene Sonu İş ve İşlemleri. İlköğretim kurumlarında sene sonunda yapılacak iş ve işlemlere yönelik il/ilçe millî eğitim müdürlükleri, okul yöneticileri ve öğretmenlerce görev alanları ile ilgili iş ve işlemlerin herhangi bir aksaklığa meydan verilmeden zamanında
Site De Rencontre Homme Cherche Femme. Kasa Banka ve Menkul Kıymet Envanter ve Değerleme Muhammed Kutub BAĞIRGAN Vergi Müfettişi [email protected] Yazar Hakkında II- Alacak/Borçlara ve Stoklara İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme – Muhammed Kutub BAĞIRGAN, Vergi Müfettişi III- Gayrimenkullere, Amortismanlara, Kuruluş ve Örgütlenme Giderlerine ve Aktif/Pasif Geçici Kıymet Hesaplarına İlişkin Dönem Sonu Envanter ve Değerleme İşlemleri – Muhammed Kutub BAĞIRGAN, Vergi Müfettişi I-GİRİŞ İşletmeler dönem sonlarında envanter çalışmaları, malî tabloların hazırlanması gibi birtakım işlemler yapmak zorundadır. Bu işlemlere genel olarak dönem sonu işlemleri denir. Dönem sonu envanter işlemleri ve kayıtları ; muhasebe kayıtlarının doğruluğunu ölçmek için muhasebe dışında bu kayıtlardaki rakamların temsil ettikleri varlıkların sayılması ve ölçülmesi, tartılması ve değerlenmesi suretiyle kontrolüdür. Firmalarca dönem içinde gerçekleştirilen alım-satım faaliyetleri, stoklarında bulunan mallar, alacakları, borçları, kasasında veya bankada bulunan tutarlar üzerinde Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak sürekli kontrol yapmakla beraber, bu işlemlerle ilgili dönem sonunda da bir takım kayıt ve sağlamalar yapması gerekmektedir. Bu ticari kardan, mali kara geçiş noktasında firmaların bir nevi ortağı olan devlete karşı yükümlülüğüdür. İşletmelere dahil iktisadi kıymetlerin kayıtlar ve belgeler üzerinde yapılacak olan çalışmalarla tespit edilmesi işlemine envanter adı verilir. İktisadi kıymetlerin fiili olarak tespit edilmesi fiili envanter, kayıt ve belgeler üzerinden tespit edilmesi de kaydi envanter olarak tanımlanabilir. Dönem sonunda yapılacak envanter çalışmaları ile fiili ve kaydi durumların karşılaştırılması, donem sonu işlemlerin özünü yansıtır. Envanterin Hukuki Tanımı 213 sayılı Vergi usul Kanunun 186. Maddesine göre “Envanter çıkarmak; bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde müfredatlı olarak tesbit etmektir. Şu kadar ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tesbit olunur.” Şeklinde envanterin tanımı yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 66. Maddesinde ise “Her tacir, ticari işletmesinin açılışında, taşınmazlarını, alacaklarını, borçlarını, nakit parasının tutarını ve diğer varlıklarını eksiksiz ve doğru bir şekilde gösteren ve varlıkları ile borçlarının değerlerini teker teker belirten bir envanter çıkarır.” Şeklinde hüküm bulunmaktadır. Envanter İşlemleri Muhasebe uygulamasında envanter işlemleri genel olarak; 1. Dönem Sonu Genel Geçici Mizanın düzenlenmesi, 2. Muhasebe Dışı Envanter yapılarak, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin gerçek durumunun tespiti, 3. Muhasebe dışı envanter ile genel geçici mizanın karşılaştırılması ve farkların tespiti, 4. Bulunan farkların, muhasebe içi envanter işlemleriyle düzeltilmesi, 5. Kesin mizanın düzenlenmesi, 6. Mali Tabloların düzenlenmesi, 7. Kapanış kayıtlarının yapılması. II- DÖNEM SONUNDA KASA, BANKA VE MENKUL KIYMETLERE İLİŞKİN YAPILACAK ENVANTER ÇALIŞMALARI VE DEĞERLEME ESASLARI Hesabına İlişkin Yapılacak İşlemler Kasa Mevcudu İşletmelerin kasa hesabında bulunan milli para TL VUK 284. Maddesine göre İTİBARİ DEĞER ile değerlenecektir. İtibari değer ise her nevi senetlerle esham ve tahvillerin üzerinde yazılı olan değerdir. Dönem sonunda işletmelerin kasa mevcudu, milli paranın üzerinde yazılı olan değer ile değerlenecek, yani kaydi değer üzerinden muhasebe kayıtlarında görünmeye devam edecektir. Kasa hesabında dönem sonunda bulunan yabancı paraların değerlemesinde ise VUK 280. Maddesine göre borsa rayici kullanılacaktır. Ancak hali hazırda ülkemizde serbest döviz borsası kurulmadığından değerleme, yıl sonu itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ nca tespit ve ilan olunan kurlara göre yapılmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilan ettiği kurlardan birisi efektif diğeri ise döviz alış kurunu göstermektedir. Bu ayrım ülkemizde bankacılık uygulamasında nakit yabancı paranın efektif, bunun dışındaki yabancı para cinsinden ödeme araçlarınınçek, poliçe hazine bonosu tahvil ise döviz olarak adlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Ancak, yabancı paranakit için efektif kur bulunmadığı takdirde döviz alış kuru esas alınacaktır. Sonuç olarak kasa hesabında görünen yabancı paralar bulunması halinde “efektif alış kuru” ile değerlenecek, bulunmaması halinde ise “döviz alış kuru” ile değerlenecektir. Değerleme sonucunda oluşan olumlu veya olumsuz kur farklarının, dönemin sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Kambiyo karı veya zararı olarak Kasa Hesabının Alacak Bakiyesi Vermesi Borç bakiyesi vermesi gereken 100-Kasa hesabının alacak bakiyesi, muhasebe işlemlerinde hata olduğunu gösterir. Düzeltme yapılmadığı taktirde, bu işlemlerin doğru olduğu kabulünü gerektirir ki, bu durumda gelirlerin gizlendiği veya gerçek dışı ödemelerin olduğu iddiasıyla cezalı tarhiyata neden olacaktır. Kasa Sayım Farklılıklarının Ortaya Çıkması Kasa hesabının kayıtlarda görünen değeri borç bakiyesi ile muhasebe dışı envanter yoluyla tespit edilecek fiili durumunun karşılaştırılması gerekmektedir. Bu karşılaştırma sonucunda, ortalaya çıkabilecek olumlu olumsuz sayım farkları ise geçici olarak aşağıda gösterilen hesaplara alınması gerekmektedir. √ Fiili Kasa Mevcudu > Kasa Borç Kalanı = “397 Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları” √ Fiili Kasa Mevcudu < Kasa Borç Kalanı = “197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları” 100- Kasa Hesabı xx 397-Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları Hesabı xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları Hesabı xx 100- Kasa Hesabı xx Dönem sonuna kadar bu hesaplara alınan fazlalık ve eksiklikler, nedenlerinin tespiti halinde kayıtlar düzeltilerek ilgili hesaplara aktarılacaktır. Ancak hata dışında başka nedenlerle eksiklik veya fazlalık olması halinde, bu işlemlerin düzeltilmesinin vergi mevzuatında da kabul edilebilir olması gerekmektedir. Örneğin sayım neticesinde çıkan noksanlığın, personelin zimmetine geçirdiği paralar nedeniyle oluşması ihtimal dahilindedir. Firmanın, zimmete geçirilen para nedeniyle ilgili personelden olan alacağının takibini icra safhasına taşıması halinde, karşılık ayrılmak suretiyle gider yazmaya kalkışırsa bu gider vergi mevzuatına göre Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olacaktır. Çünkü, bir alacağa karşılık ayrılabilmesi için, alacağın VUK 323. Maddesine göre ticari kazancın elde edilmesi ve idame edilmesiyle bağlantılı olması yani gelir ve hasılat unsuru olması gerekmektedir. 135 Personelden Alacaklar xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıklar xx 138 Şüpheli Diğer Alacaklar xx 135 Personelden Alacaklar xx 654 Karşılık Giderleri xx 139 Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı xx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx Sayım noksanlığına ilişkin bir başka örnek ise, karşılaşılan sahte paralardır. Tespit edilen sahte paralara ilişkin, firma tarafından 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabına atılabilecektir. Yine dönem sonuna kadar noksanlığın nedeninin bulunamaması, fark tutar da 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabına atılabilecektir. Ancak bu giderler yine vergi mevzuatına göre Kanunen Kabul Edilmeyen Gider olacaktır. Nedeni ise 193 sayılı GVK’nın 88/3. Maddesine göre “sermayede vukua gelen eksilmelerin zarar adledilemeyeceği” hüküm altına alınmıştır. 689 Diğer Olağan Dışı Gider ve Zararlar Hesabı xx 197 Sayım ve Tesellüm Noksanlıkları Hesabı xx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx Bununla birlikte dönem sonuna kadar sebebi bulunamayan fazlalıklar ise 679 Diğer olağan Dışı Gelir ve Karlar hesabına alınır ki bu gelir, vergi mevzuatına göre vergiye tabi bir gelir olacaktır. 397-Sayım ve Tesellüm Fazlalıkları Hesabı xx 679 Diğer olağan Dışı Gelir ve Karlar hesabı Vergiye Tabi Gelir xx Kasa Bakiyesinin, İşletmenin İhtiyaçlarının Üzerinde Olması Böyle bir durumun varlığı halinde, basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan işletme yöneticilerin, kasa hesabında bulunan atıl parayı değerlendirmeksizin bekletmeyeceklerinden, söz konusu tutarların ortaklara kullandırıldığı kabulü ortaya çıkar. Yani ortaklara örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı kabul edilir ki bu sebeple işletme adına cezalı tarhiyat yapılabilecektir. Bu nedenle işletmeler, günlük işlemlerinde gerekli olan meblağı belirledikten sonra kalan tutara dönem içinde peyder pey faiz geliri hesaplamaları doğru olacaktır. Bununla birlikte ortaklardan alacaklar hesabında da bakiye bulunması halinde adat hesabına bu tutarların da adat hesabına dahil edilmesi gerekmektedir. Yine işletmenin ortaklara borçlar hesabında bakiye bulunması halinde, adat hesabında bu bakiye, kasa hesabı ve ortaklardan alacaklar hesabının toplamında düşülerek adat hesaplanması doğru olacaktır. Bu şekilde mahsuplaşma yıl içinde yapılarak gelmesi tarafımızca daha az faiz hesaplanması açısından daha doğru bir uygulama olacaktır. Adat hesaplamasında kullanılacak faiz oranı, TCMB tarafından yayımlanan “Reeskont Ve Avans İşlemlerinde Uygulanacak Faiz Oranları”nın kullanılması gereklidir. Faiz formülü şu şekildedir Faiz = A x N x T ————– 360 x 100 A=Fiktif Tutar N= Gün T=Avans Faiz Oranı 131 Ortaklardan Alacaklar 642 Faiz Gelirleri 391 Hesaplanan Kdv 516,07 Hesabına İlişkin Yapılacak İşlemler Banka Mevcudu İşletmelerin kayıtlarında görünen banka hesabı tutarları ile, bankalardan alınacak ekstrelerin karşılaştırılması sonucu, banka hesaplarında bulunan milli para TL VUK 265. Maddesine göre MUKAYYET DEĞER ile değerlenecektir. Mukayyet değer ise bir iktisadi kıymetin muhasebe kayıtlarında gösterilen hesap değeridir. Dönem sonunda işletmelerin banka mevcudu, muhasebe kayıtlarında görünen değerle değerlenecek, yani kaydi değer üzerinden muhasebe kayıtlarında görünmeye devam edecektir. Banka hesabında dönem sonunda bulunan yabancı paraların değerlemesinde ise VUK 280. Maddesine göre borsa rayici kullanılacaktır. Ancak hali hazırda ülkemizde serbest döviz borsası kurulmadığından değerleme, yıl sonu itibariyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’ nca tespit ve ilan olunan kurlara göre yapılmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ilan ettiği kurlardan birisi efektif diğeri ise döviz alış kurunu göstermektedir. Bu ayrım ülkemizde bankacılık uygulamasında nakit yabancı paranın efektif, bunun dışındaki yabancı para cinsinden ödeme araçlarınınçek, poliçe hazine bonosu tahvil ise döviz olarak adlandırılmasından kaynaklanmaktadır. Ancak, yabancı paranakit için efektif kur bulunmadığı takdirde döviz alış kuru esas alınacaktır. Sonuçta banka hesabında bulunan yabancı paralar “döviz alış kuru” değerlenmesi gerekmektedir. Değerleme sonucunda oluşan olumlu veya olumsuz kur farklarının, dönemin sonuç hesaplarına intikal ettirilmesi gerekmektedir. Kambiyo karı veya zararı olarak Vadeli Mevduatların Değerlemesi Vergi Usul Kanunun 281. Maddesine göre Mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit alacaklar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesinin bir sonucu olarak, firmaların tarihine kadar vadeli mevduat hesaplarına tahakkuk etmesi beklenen faiz gelirlerini, matrahına eklemesi gerekmektedir. Döviz cinsinden mevduat hesaplarına ise kur farkı ve faiz değerlemesi dolayısıyla iki defa değerleme yapılması gerekmektedir. Buna göre, söz konusu vadeli hesabın döviz cinsinden olması durumunda, ilk önce Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca ilan edilen döviz alış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek oluşan kur farkı geliri ya da gideri, kambiyo karı/zararı olarak kaydedilmeli, bu işlemden sonra TL’ye çevrilmiş olan mevduat tutarı üzerinden faiz hesaplanarak finansman geliri kaydı yapılmalıdır. Örneğin, hesap dönemi takvim yılı olan KLM Ltd. Şti’nin XYZ Bankasında tarihinde tutarında 1 yıl vadeli mevduat hesabı açtırması halinde, mevduat sözleşmesinden kaynaklanan alacak tarihinde hesaplanacak 4 aylık faiz geliri ile birlikte dikkate alınacaktır. Faiz Oranı %10 = x 10 x 4/12 = 181 Gelir Tahakkukları 193 Peşin Ödenen Vergiler Ve Fonlar Gvk Geçici 67 500,00 642 Faiz Gelirleri 1 seri Kurumlar vergisi genel tebliğine göre, vadesi değerleme gününden 31 Aralık sonra, ancak beyanname verilme tarihinden önce dolan mevduat hesaplarında kıst olarak hesaplanıp, gelir yazılan işlemiş faizlere isabet eden ve GVK Geçici 67. Maddesi kapsamında bankalarca tevkif edilen gelir vergisi stopajı beyannameden hesaplanan Gelir/Kurumlar vergisinden mahsup edilebilecektir. Ancak beyanname verme süresinden sonra GV 25 Mart, KV 25 Nisan dolan mevduat faizlerine ait stopajın tamamı, faiz ödemesinin yapıldığı yıla ilişkin gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir. Kredilerin Değerlemesi Daha öncede belirtildiği üzere, Vergi Usul Kanunun 285. Maddesine göre borçlar mukayyet değerle, mevduat veya kredi sözleşmelerine müstenit borçlar değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınması gerekmektedir. Yine dönemsellik ilkesinin gereği olarak, mevduat hesabı faizlerinin matraha eklenmesinin bir sonucu olarak, dönem sonuna kadar tahakkuk eden ancak ödenmeyen kredi faizlerinin de vergi matrahından indirilmesi gerekecektir. Bu şekilde kredinin temin edildiği tarihten, dönem sonuna kadar kıst olarak hesaplanan faiz giderinin kurum/gelir matrahından indirilebilecektir. 780 Finansman Giderleri xxx 300 Banka Kredileri xxx Kıymetlere İlişkin Yapılacak İşlemler 213 sayılı VUK’un 279 maddesinde menkul kıymetlerin değerlemelerine ilişkin şu hüküm yer almaktadır. “Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayici ile değerlenir. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin kur farkları dahil iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle hesaplanır. Ancak, borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeli ile değerlenir.” Yine aynı kanunun özel haller başlıklı 289. Maddesinde “Bu bölümde yazılı olmıyan veyahut yazılı olup da kendi ölçüleriyle değerlenmesine imkan bulunmıyan iktisadi kıymetlerden bina ve arazi vergi değerleriyle, diğerleri, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle değerlenir.” Hükmü yer almaktadır. Özetle 1. Hisse senetleri ile fon portföyünün en az % 51’i Türkiye’de kurulmuş bulunan şirketlerin hisse senetlerinden oluşan yatırım fonu katılma belgeleri alış bedeliyle, 2. Bunlar dışında kalan her türlü menkul kıymet borsa rayiciyle, 3. Borsa rayici yoksa veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılırsa değerlemeye esas bedel, menkul kıymetin alış bedeline vadesinde elde edilecek gelirin kur farkları dahil iktisap tarihinden değerleme gününe kadar geçen süreye isabet eden kısmının eklenmesi suretiyle Kıst Getiri, 4. Borsa rayici bulunmayan, getirisi ihraç edenin kar ve zararına bağlı olarak doğan ve değerleme günü itibariyle hesaplanması mümkün olmayan menkul kıymetler, alış bedeliyle, 5. Bu madde de yer almayan, alsa bile değerleme imkanı bulunmayan menkul kıymetler için ise, varsa borsa rayici, yoksa mukayyet değerleri, o da yoksa emsal bedeliyle, değerlenecektir. Yukarıda da görüleceği üzere, firmaların ellerinde bulunan hisse senetleri alış bedeli ile değerlenmesi gerekmektedir. Alış anında yapılan giderler ise, dönem gider olarak sonuç hesaplarına aktarılacak yani alış bedeline eklenmeyecektir. Hisse senetlerinin alış bedeli ile değerlenmesinin bir sonucu olarak, yıl sonunda hisse senedinin borsa değerinde bir düşüş olması halinde şirket tarafından ayrılan karşılıklar olarak dikkate alınması gerekmektedir. Daha sonra borsada yaşanan yükselişle beraber hisse senedinin değerinde bir artma olması halinde ise Konusu Kalmayan Karşılık Hs. “vergiye tabi olmayan gelir” olarak dikkate alınacaktır. Ancak menkul kıymetin satışı dolayısıyla oluşacak kar veya zarar doğrudan vergi matrahına eklenip çıkarılabilecektir. 654 Karşılık Giderleri xxx 119 Men Kıy. Değ. Düş. Kar. xxx 900- Nazım Hesap KKEG xx 950- Nazım Hesap KKEG xx 100 Kasa xxx 119 Men Kıy. Değ. Düş. Kar. xxx 110 Hisse Senetleri xxx 644 Kon. Kalm. Karşılıklar xxx 645 Menkul Kıymet Sat. karı xxx 920- Nazım Hesap Vergiye Tabi Olmayan Gelir xx 980- Nazım Hesap Vergiye Tabi Olmayan Gelir xx Hisse senetleri dışında, BİST’te işlem gören, devlet tahvili, özel sektör tahvili ve hazine bonoları, borsa rayici ile değerlenecektir. Borsa rayici, gerek menkul kıymetler ve kambiyo borsasına, gerekse ticaret borsalarına kayıtlı olan iktisadi kıymetlerin değerlemeden evvelki son muamele gününde borsadaki muamelelerin ortalama değerlerini ifade eder. Dönem sonu ortaya çıkacak borsa değerleme farklarında ilgili dönem kazancı ile ilişkilendirilmesi gerekmektedir. Borsa rayici ile değerlemesi gereken menkul kıymetlerin, borsa rayicinin olmaması veya borsa rayicinin muvazaalı bir şekilde oluştuğu anlaşılması halinde ise, yapılacak değerlemede; = Alış Bedeli + Değerleme Gününe Kadar Hesaplanacak Faiz + Kur Farkı Yukarıda da görüleceği üzere bu tip menkul kıymetler kıst getiri ile değerlenecektir. Örneğin ihraç edilen bir özel sektör tahvilinin borsada rayicinin olamaması halinde, bu tahvilin 31. Aralık tarihine kadar hesaplanacak faizinin faiz geliri olarak vergi matrahına dahil edilmesi, tahvilin döviz cinsinde ihracı halinde de kur farklarının da vergi matrahına dahil edilmesi gerekmektedir. Kaynakça 213 sayılı Vergi Usul Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1 Seri Kurumlar Vergisi Genel Tebliği
Envanter ve dönem sonu işlemleri unutulmamalıAralık ayı, malî işlemler bakımından dönem sonu olması itibarıyla hem bulunulan dönem için bazı işlemlerin tamamlanıp gözden geçirilmesi hem de müteakip dönem için bazı hazırlıkların yapılması bakımından önemli bir sonuna yaklaştığımız bu günlerde işletmenin gerçek malî durumunu net olarak görebilmek için yapılması gereken önemli işlemler kanunları açısından her hesap dönemi sonunda işletmedeki kıymetlerin gerçek durumunu ortaya çıkarabilmek ve vergiye tâbi kazancı tespit edebilmek için yapılması mecbur tutulan sayım ve kontrol işleminden olarak isimlendirilen bu işlem, sene sonunda işletmenin kâr-zarar durumunun ortaya çıkarılması ve bilançonun hazırlanması aşamasında yapılması gereken teknik bir çalışmadır. Envanter işlemi muhasebe kayıtlarıyla gerçek durum arasındaki farkın ortaya konulmasını sağlar. Yani sene içerisinde satılmış, kırılmış, bozulmuş olan bir mal veya ödenmiş olan bir borç kayıtlarda hâlâ mevcut ve ödenmemiş görünüyor olabilir. Bu durum ancak sene sonunda yapılacak fiilî ve kaydî envanter ile ortaya kanunen de bilanço esasına göre defter tutmak mecburiyetinde olan mükellefler hesap dönemi sonunda envanter çıkarmak çıkarmak, Vergi Usul Kanunu’nda bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmek şeklinde gibi kanunen şirketler, sahiplerinden ayrı bir kişilik olarak kabul ediliyor. Ayrıca her dönemin birbirinden ayrılmasını gerektiren dönemsellik, süreklilik, önemlilik, objektiflik gibi ilkeler bulunuyor. Muhasebeden beklenti artık sadece doğru vergi matrahını belirlemek değil. İşletme sahipleri ve ortakları muhasebe departmanının doğru kâr veya doğru sonucun ne olduğunu da net olarak ortaya koymasını işyeri sahipleri de çalışanlarını her zaman kontrol edemediği için en basitinden sene içerisinde istenmeden oluşan kayıpları bile fark edemeyebiliyor. Bu yüzden sene sonunda yapılacak envanter ve değerleme işlemlerini ihmal etmemek gerekiyor. Bu sayede işletmedeki kayıp veya kaçak daha kısa sürede tespit edilebilir ve gerekli tedbirler alınabilir. Üstelik daha sonra vergi idaresi tarafından yöneltilecek sorulara ve istenecek bilgilere de daha kolay cevap verilebilir. Yapılacak envanter neticesinde fiilî durum ile muhasebe kayıtları arasında fark bulunuyorsa, bu farkın sebebi araştırılmalı ve gerekli düzeltme kayıtları yapılmalıdır. Yazılı kayıtlar üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde fiilî envanterle olan farklılık sebepleri ve söz konusu farkın dayanağı bulunamıyorsa, mevcut yazılı kayıtlar fiilî envantere göre defteri tutulması zorunluEsasen hem Ticaret Kanunu hem de Vergi Usul Kanunu açısından tutulması mecbur olan envanter defteri maalesef bazı işletmeler tarafından hiç yüzden uygulamada dönem sonu işlemlerine yeterince ehemmiyet verilmediğine ve daha çok kaydî işlemler yani defter kayıtları esas alınarak malî tabloların düzenlendiğine şahit oluyoruz. Bu ise çoğu zaman şirket ile kamu idaresi, ortakları, müşterileri, satıcıları vs. arasında uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına sebep işleminden sadece stokların sayılması anlaşılmamalı. Envanterin demirbaşlar, taşıtlar, çalışanların sigortaları vs. gibi tüm hesaplar için yapılması sonrasında ayrıntılı bir şekilde listeler, tablolar vs. düzenlenmelidir. Unutulmamalıdır ki işletmenin kârlılık durumunun doğru ve gerçekçi tespit edilmesi, envanter ve değerleme işlemlerinin hatasız yapılmasına revaçta olan bağımsız denetçilik de işletmenin malî durumunu tüm taraflar için net şekilde ortaya koymaya matuf bir meslek olarak Ticaret Kanunu, bağımsız denetçilere bunu tesis etmek için çok geniş yetki ve sorumluluklar nasıl yapılmalı?Envanter yapılırken en azından aşağıdaki hususlara dikkat edilmesinde fayda varFiilî sayım; işletmenin yapısına göre her malı tasnif edip, her tür maldan kaç adet, kaç kilo, kaç metre olduğunun tespit edilerek envanter listesine alınması şeklinde hazırlanırken malın işletme mülkiyetinde olup olmadığına bakılmalı. Yani satılmak üzere gönderilen fakat faturası düzenlenmemiş konsinye ve emanet mallarla satın alınıp kayıtlara yansıtılmış olduğu halde işletmeye henüz gelmemiş mallar envanter listesine dahil edilmeli. Öte yandan satılmış ve kayıtlara intikal ettirilmiş fakat henüz işletmeden çıkmamış mallarla emanet olarak işletmeye bırakılmış mallar envanter listesine neticesinde dönem başı stok + dönem içi alışlar = dönem içi satışlar + dönem sonu stok eşitliğinin sağlanması taşınma, depolama, üretim gibi işlemlere tâbi tutulması aşamalarında fiziken yok olması veya kullanılamaz hale gelmesi durumunda meslek odaları tarafından ilan edilen fire oranları kapsamındaki tutarlar maliyete oranlarını aşan kayıplar kanunen kabul edilmeyen gider olarak kabul bozulması, kullanma tarihinin geçmesi gibi sebeplerle imha edilecek olması halinde; takdir komisyonlarına bedel takdiri yaptırmak şartıyla ticarî kazancın tespitinde indirim konusu yapılması mümkün. Bunun dışındaki kayıpların KDV açısından değerlendirilmesi yapılmalı, unutulmamalı ki kayıp ve çalıntı malların KDV’si indirim konusu sayımı yapılmalı ve fiilî durumla kaydî durum arasında fark bulunması halinde bu farkın sebebi araştırılarak gerekli düzeltme konuyla ilgili diğer bir önemli husus kasa bakiyesinin işletmenin büyüklüğüne ve iş hacmine göre yüksek kabul edilecek meblağda olmaması gerektiğidir. Birçok işletmede kasa hesabının günlük ihtiyaçları aşacak şekilde yüksek tutarda olduğu görülüyor. Bu gibi durumlarla karşılaşan inceleme elemanları bu kadar paranın kasada bulundurulamayacağını ve bu paraların işletme ortakları tarafından şahsi ihtiyaçlar için kullanıldığını kabul edecek, örtülü kazanç dağıtımı gerekçesiyle vergi ve ceza dövizler, alınan çekler, verilen çekler, bankalar, alıcılar, alacak senetleri, satıcılar, cari hesaplar, amortismanlar tek tek kontrol edilmeli ve ilişkili kişi veya kuruluşlarla müşteri, satıcı, banka vs. mümkünse yazılı olarak mutabakata varılmalıdır. Bu ve benzeri hesaplardaki kayıtların da değerlemesi Keleş
BASİT BİR DÖNEM SONU İŞLEMİ ve MUHASEBE KAYITLARI Sevgili arkadaşlarım, bugün sizlere çok yalın basite indirgenmiş bir dönemsonu uygulaması anlatacağım,biliyorum çoğunuz diyorsunuz ki ' Dönem içinde bütün işlemleri yapıyorum ama bir hesapları kapatamıyorum' dediğinizi duyargibiyim,bende size diyorum ki arkadaşlar aslında muhasebenin en basit tarafı hesapların kaynaktan bilgi almış olabilirsiniz,çok geniş anlatımlar okumuş olabilirsiniz ama biz bugün bu eksiğimizi çok basit bir örnekle yok sizin yapmanız gereken bu örneği geliştirmek olmalıdır. BİR ÖRNEKönem başında açılış fişinin hemen ardından yapılan kayıtlar ve dönem sonuna kadar yapılan kayıtların bakiyeleri aşağıdaki gibi olsun. 153-Ticari malların borç bakiyesi................ borç bakiyesi........................... .400 760-PSDG borç bakiyesi...............................600 nin borç bakiyesi.......................2000 alacak bakiyesi.................6000 nin alacak bakiyesi..................1200 fon. .................................200 DÖNEM SONU STOK ............................. Olduğunu varsayalım. Sevgili arkadaşlar burası GENEL GEÇİCİ MİZANDIR, Genel geçici mizandan kesin mizana ulaşabilmek için envanter çıkarmamız gerekecektir yani saymak,tartmak,ölçmek ve değerlemek suretiyle bilanço günündeki varlıkları ve borçları kesin bir şekilde tespit etmeliyiz. 1-önce kdv mahsubunu yapalım 1-/- 190-Devreden kdv 600 1200 2000 - 2-STMM ni bulmalıyız,lütfen hatırlayınız TİCARİ MALLAR HESABININ BORÇ BAKİYESİ-DÖNEM SONU STOK=STMM yani 2-/- 621-stmm 3000 3000 - Eğer başka bir işlem yoksa burası KESİN MİZAN rahatlıkla dönem sonu işlemlerini yapabiliriz. 1-Geçici vergi kaydı yapılmalıdır. 1-/- 200 fonlar 200 - 2-Yansıtmaları hesapları ilk kayıtta alacak yanlı li gurupta her giderin +1 i o hesabın yansıtmasıdır örneğin 760 PSDG, 760+1=761 PSDG YANS. 2-/- 631-PSDG 600 500 761-PSDG YANS. 600 YANS. 400 - 3-/- 761-PSDG YANS. 600 771-GYG YANS. 400 760-PSDG 600 400 - 4-Dönem içinde bütün gider ve zararların borç bakiyeleri alacaklanarak 690 hesabın borcuna gönderilecektir. 4-/- 690-DÖNEM K/Z 4000 621-STMM 3000 631-PSDG 600 632-GYG 400 - 5-Dönem içinde kayda alınan bütün gelir ve karların alacak bakliyeleri borçlanarak 690 hesabın alacağına gönderilecektir. -/- sat 6000 690-DÖNEM K/Z 6000 - 6-Dönem karını borç ve alacak bakiyeleri birbirinden çıkartılarak DÖNEM TİCARİ KAR YADA ZARAR kar maddesi şeklindeki karın görünümü aşağıdaki gibidirnot böyle bir kayıt olmaz sadece bilgi amaçlıdır -/- xxxxxxxx 2000 690-DÖNEM KARI 2000 - 7-Çıkan kar üzerinden vergi 7-/- 400 400 - 8- KKEG olmadığı varsayımıyla Vergi sonrası kar'a ulaşmış olacağız. 8-/- 690-DÖNEM KARI 2000 400 KARI 1600 - VE 9-/- KARI9 1600 KARI 1600 - Bu son yevmiye kaydımızdan sonra kapanış kayıtları dediğimiz bütün hesapları ters kayıt yaparak sonlandırmış olacağız. NOTBüyük defter kayıtlarındaki 6 lı gurupların bakiyeleri Gelir tablosunu,1,2,3,4,5 'li gurupların bakiyeleri Bilanço yu oluşturacaktır. ZARAR OLDUĞUNU VARSAYDIĞIMIZDA İSE, 7. maddeler olmayacaktır, hayali görünüm şöyle olacaktı, 6-/- 690-DÖNEM ZARARI X XXXXX X - 7-/- 692-DÖNEM NET K/Z X 690-DÖNEM ZARARI X - 8-/- 591-DÖNEM NET ZARARI X 692-DÖNEM NET K/Z X - Sevgili arkadaşlar hesaplardan görüldüğü gibi işletmenin faaliyet sonucu tüm gelir ve giderleri bir sonuç hesabında yani 690 hesapta toplanmıştır,bu hesap alacak kalanı verdiğinde KAR, borç kalanı verdiğinde zarar ettiği durumda gereken yasal yükümlülükler düşüldü ve kalan rakam 692 Dönem net karı veya zararı hesabına alacak alacak kalanı yani kar borçlanarak bir bilanço hesabı olan 590 Dönem net karı hesabının alacağına ise yeni yılın açılış maddesinde 570 geçmiş yıllar hesabının alacağına gönderilecektir. Yeni yıl kaydı,kar ettiğinde yapılacak kayıt -/- 590-Dönem net karı x 570-Geçmiş yıllar karları x - yeni yılda,zarar ettiğinde yapılacak kayıt. -/- 580-geçmiş yıllar zararları x 591-Dönem net zararı x - GEÇİCİ VERGİ KAYITLARI BİR ÖRNEK işletmenin 690 Dönem k/z hesabının alacak kalanının 2000 ytl olduğu ve son dönemde ortaya çıkan KKEG ise 500 olduğü, 1,2, ve 3 dönem geçici vergi matrahlarının da 500 er ytl çıkmış olduğu ve geçici vergi ve yıllık vergi oranınında %20 olduğunu varsayalım. 1,dönem geçici vergi 1-/- fon 100 fon 100 - 2,dönem geçici vergi 2-/- fon 100 ve fon 100 - 3,dönem geçici vergi 3-/- fon 100 fon 100 - -31/12/2006- 300 fon 300 - -31/12/2006- 691 500 500 -31/12/2006- 690-Dönem k/z. 2000 500 692-Dönem net k/z 1500 - -31/12/2006- 692-Dönem net k/z 1500 590-Dönem net karı 1500 - Yeni yıl kayıtları 1-01/01/2007- 590-Dönem net karı 1500 570-Geçmiş yıllar karları 1500 - geçici vergi -14/02/2007- 200 360-Ödenecek fon 200 - -15/04/2007- 500 500
AYRINTILI MONOGRAFİ ve ÇÖZÜMÜ Dönem sonu envanter işlemleri Dönem sonu envanter işlemlerinin yapılması Genel geçici mizanda yer alan hesaplar ile ilgili yapılan değerlendirme ve doğrulama işlemlerinin geneline envanter işlemleri denir. Envanter bilgileri monografinin başında verilmiştir Aralık ayı KDV tahakkuku 191 İndirilecek KDV ve 391 Hesaplanan KDV hesaplarının toplamları alınarak, yevmiye defterinde ters kayıt yapılarak kapatılır. Yani 191 indirilecek KDV hesabı borçta olduğu için bu hesabı alacağa, 391 hesaplanan KDV hesabı alacakta olduğu için bu hesabı borca yazarak hesapları kapatırız. 10 391 HESAPLANAN KDV HESABI 190 DEVREDEN KDV HESABI 191 İNDİRİLECEK KDV HESABI KDV tahakkuk kaydı 40 Demirbaşlar için amortisman oranı %20 olarak belirlenmiştir. İşletmenin demirbaşı 1 aylık olduğundan yıllık amortisman tutarının 1 aylık kısmını kullanacağız. Buna göre x %20 = TL yıllık amortisman, / 12 = TL bir aylık amortisman 11 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS 257 BİRİKMİŞ AMORTSİMANLAR HS- Demirbaş için bir aylık amortisman Yapılan envanter sonucunda işletmenin dönem sonu mal mevcudu TL olarak belirlenmiştir. İşletme aralıklı envanter yöntemini kullandığını varsayarsak sadece döenm sonlarında satılan malın maliyetleri hesaplanır. Buna göre 153 ticari mallar hesabının kalanı TL dir. Envanter sonucu TL tutarında mal kaldığından, ticari malların durumunu fiili envantere yani TL'ye getireceğiz. Bunun için 153 ticari mallar hesabının alacağına - = TL yazmamız gerekecek. 12 621 SATILAN MALLARIN MALİYETİ HS 153 TİCARİ MALLAR HESABI Satılan malların maliyeti İşletmenin bankadaki parasına TL faiz yatırıldığı anlaşılmıştır. Buna göre TL faiz geliri elde edilirken bankalar hesabı da TL artmıştır. 13 102 BANKALAR HESABI 642 FAİZ GELİRLERİ HESABI Faiz gelirinin kaydı Dönem sonu işlemlerinde maliyet hesapları 7 ile başlayan hesaplar ilk önce yansıtma hesaplarına aktarılır, daha sonra gelir tablosu hesaplasına aktarılır. Böylece buradaki gider hesaplarının gelir tablosuna gider olarak yazılması sağlanır. 14 771 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ YANSITMA HS 781 FİNANSMAN GİDERLERİ YANSITMA HS 770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS 780 FİNANSMAN GİDERLERİ HS Giderlerin yansıtılması 600 600 15 632 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ HS 660 KISA VADELİ BORÇLANMA GİDERLERİ HS 771 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 781 FİNANSMAN GİDERLERİ ..Yansıtmaların gelir tablosu hesaplarına aktarılması.. 600 600 > monografi sorusuna dön Monografi ve Örnekler
İşletmeler, sahip oldukları varlıklarını ve bu varlıkların sağlandığı kayankalrını temel finansal tablolar olarak nitelendirilen bilanço ve gelir tablolarına doğru ve sağlıklı veriler aktararak ya da kayıtlayarak işletmelerin gerçek durumunu belirlemek ve kontrol altında tutabilmek adına dönemsellik ilkesi gereği her dönem sonunda envanter işlemi yapma ihtiyacı duyarlar. Türk Ticaret Kanunu 72. madde ve VUK 185. maddeleri envanter yapma yükümlülükleri getirmiştir. Bu bağlamda TTK’nın 73. maddesi envanter işlemini Envanter çıkarmak; saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçlarını kat’i bir şekilde ve müfredatlı olarak tespit etmektedir. Mevcutlar, alacaklar ve borçlar işletmeye dahil iktisadi kıymeti ifade eder.’ şeklinde tanımlanmaktadır. VUK ise 186. maddesinde envanteri; Envanter çıkarmak, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde müfredatlı olarak tespit etmektedir. Öyle ki, ticari teamüle göre tartılması, sayılması ve ölçülmesi mutat olmayan malların değerleri tahminen tespit olunur.’ şeklinde tanımlamıştır. Tanımlarda da görüldüğü üzere envanter işlemleri, gerek mevzuatların gerekse finansal kurum ve kuruluşların, işletmelerin bilançolarını doğru okuyabilmeleri açısından oldukça önemlidir. Yine tanımlarda görüldüğü üzere bilanço günü ifadesi bilançoların düzenlendiği günü ifade ederken, hesap dönemi ise genellikle bir takvim yılı itibariyle oluşan işletme faaliyetlerini kapsamaktadır. Envanter Çeşitleri Envanter işlemleri teknik olarak aynı olmakla birlikte düzenleme amaçları ve zamanlarına göre farklı isimler almaktadır. İşletmenin kuruluşu aşamasında çıkarılan envantere kuruluş envanteri’;Faaliyet dönemleri başlarında düzenlenen envantere dönem başı ve başlangıç envanteri’;İşletmenin bir başka işletmeye devinrdne önceki envantere devir envanteri’;Faaliyet dönemlerinin sonunda düzenlenen envantere dönem sonu envanteri’;İşin terki, tasfiyesi ve iflas halinde tasfiyenin veya iflasın başında ve sonunda olmak üzere tasfiye başlangıç, tasfiye sonu ve iflas envanteri’ düzenlenebilir. Envanter işlemleri için gerek TTK gerekse VUK’daki tanımlardan yola çıkarak envanter işlemlerini mhasebe dışı envanter ve muhasebe içi envanter işlemleri olarak sınıflandırabiliriz. Her iki kanun maddesinde de belirtildiği üzere, iktisadi kıymetlerin sayılması, tartılması ve ölçülmesi suretiyle tespit ve değerleme işlemlerinin yapılması muhasebe dışı envanter olarak kabul edilir. Bu değerleme ve tespit işlemlerinin, kayıtlanan hesap ve muhasebe bilgileriyle uyumlu hale getirilmesi ve doğru bilgilerin aktarılması için yapılan düzeltme işlemlerine muhasebe içi envanter işlemleri adı verilir. İşletmelerde envanter çıkarılırken genellikle aşağıda belirtmiş olduğumuz işlem sırası izlenir; Dönem içi muhasebe kayıtlarına göre dönem sonu genel geçici mizanın düzenlenmesi,Muhasebe dışı envanter işlemleri,Muhasebe dışı envanter işlemeleri ile iktisadi kıymetlerin durum tespiti yapılarak oluşan farkların gerekli olan muhasebe içi envanter veya düzeltmelerin kayıtlarının yapılarak envanter verilerinin gerçeğe uygun kayıtlanması,Muhasebe ici envanter ve gelir gider hesaplarının dönem sonu kayıtlarına göre kesin mizanın düzenlenmesi,Nihai olarak kesin mizandan hareketle dönem sonu finansal tabloların düzenlenmesidir. Envanter, TTK 72. madde ve VUK 185. Madde hükümlerine göre ne zaman çıkarılacağı belirtilmiştir. Buna göre işletmelerin kuruluş tarihlerinde ve her hesap dönemi sonunda envanter çıkarmaları gerekir. İşletmelerde kural olarak her hesap dönemi 12 aylık takvim yılını ifade eder. Her dönem sonunda çıkarılan envanter, izleyen yılın dönem başı envanterini oluşturur. Faliyet süresi bir takvim yılından kısa olan işletmelerde ise yılın faaliyette bulundukları dönemi itibariyle envanter işlemelerini yaparlar. Faydalı olması temennisiyle… Emre KAYAALP
dönem sonu envanter işlemleri nasıl yapılır